Dırdır nedir, Dırdır ne demek

  • Bezginlik verecek biçimde söylenen söz

"Dırdır" ile ilgili cümle

  • "Karı dırdırından başının şiştiğini ikide bir yana yakıla anlatıyordu." - A. Erhat

Yerel Türkçe anlamı:

Geveze, yerli yersiz konuşan.

Dırdır kısaca anlamı, tanımı:

Dırdırcı : Bezdirici söz etme alışkanlığı olan, geveze, yerli yersiz konuşan (kimse).

Dırdırlanma : Dırdırlanmak işi.

Dırdırlanmak : Dırdır etmek.

Bir karıyla bir koca dırdır eder her gece : "sıkıntı veya yalnızlık yüzünden iki dost bile birbiriyle dalaşır, anlamsız konuşur" anlamında kullanılan bir söz.

Bezginlik : Bezgin olma durumu, usanç, yorgunluk.

Verecek : Birine verilmesi gereken para, borç, alacak karşıtı.

Biçim : Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Biçme işi. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Herhangi bir şeyin benzeri. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Tarz. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format.

Söz : Bir düşünceyi eksiksiz olarak anlatan kelime dizisi, lakırtı, kelam, laf, kavil. Müzik parçalarının yazılı metni, güfte. Bir veya birkaç heceden oluşan ve anlamı olan ses birliği, kelime, sözcük. Bir konuyu yazılı veya sözlü olarak açıklamaya yarayan kelime dizisi. Kesinlik kazanmayan haber, söylenti. Bir işi yapacağını kesin olarak vadetme.

 

Dırdıra : Geveze, yerli yersiz konuşan Uzun boylu(kimse).

Dırdırcılık : Dırdırcı olma durumu.

Dırdırıcılık : Gevezelik.

Dırdırık : Geveze, yerli yersiz konuşan

Dırdır ile ilgili Cümleler

  • Dırdır etmekten vazgeç.
  • Dırdırından usandım.
  • Fred, karısının dırdırından çok rahatsız idi.
  • Ali Mary'nin dırdırına alışmaya başladı.
  • Karısı ona sürekli dırdır ediyor.
  • Sen bir dırdırcısın.
  • Ali Mary'nin dırdırına alıştı.
  • Sana dırdır etmek istemedim.
  • Onun bitmez tükenmez dırdırından bıktım.

Diğer dillerde Dırdır anlamı nedir?

İngilizce'de Dırdır ne demek? : n. chatter, grumbling, rattle, jaw, quack

v. let

Fransızca'da Dırdır : bavardage [le], babillage [le]

Almanca'da Dırdır : n. Meckerei

Rusça'da Dırdır : n. галдеж (M), жужжание (N), перебранка (F)