Narrator türkçesi Narrator nedir

  • Ekran okuyucusu hakkında.
  • Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
  • Anlatan.
  • Anlatımcı.
  • Öykülemeyi yapan kimse.
  • Öyküleyici.
  • Hikayeci.
  • Ortaçağ'da oyun sırasında az da olsa anlatan, özet ve yorum yapan ya da oyunun bölümlerini birbirine bağlayan oyuncu. çağdaş tiyatroda özellikle göstermeci nitelikteki oyunlarda sahne üzerinde geçmeyen kişileri ve olayları özetleyen yoruma yardımcı oyun kişisi.
  • Ekran okuyucusu.
  • Sunan.
  • Aktarımcı.
  • İletişim.
  • Ekran okuyucu.
  • Anlatıcı.

Narrator ingilizcede ne demek, Narrator nerede nasıl kullanılır?

Narrators : Ekran okuyucusu. Anlatımcı. Aktarımcı. Ekran okuyucusu hakkında. Ekran okuyucu. Sunan. Anlatıcı. Hikayeci. İletişim. Anlatan.

Narratological : Anlatıbilime ait veya ilgili olan.

Narratologist : Hikayeler yapılarını inceleyen kimse.

Narratology : Hikaye yapısı bilimi. Anlatıbilim. Naratoloji.

Narrate : Kimi oyunların başında, ortasında, sonunda; ya da yer yer anlatıcı yoluyla oyunun konusunu anlatmak, kimi bölümleri özetlemek ya da yorumlamak. Tahkiye etmek. Hikayelemek. Anlatmak. Aktarmak. Söylemek. Öykülemek. Hikaye etmek. Nakletmek.

Narrative : Hikaye türünden. Rivayet. Hikaye. Öyküsel. Öykü biçiminde. Bildirme ve tasarlama kiplerine, ek-fiilin duyulan geçmiş zamanının getirilmesiyle oluşturulan birleşik kip. görülen geçmiş zaman kipi ile emir kipinin rivayet birleşik kipleri yoktur. al-ır-mış, al-ıyor-muş, al-mış-mış, al-acak-mış, al-say-mış, al-a-y-mış, al-malı-y-mış vb. Rivayet birleşik zamanı. Fıkra. Anlatı. Öykülü.

 

Narraters : Anlatan. Hikaye anlatan kimse. Anlatıcı. Sunan. Bir oyunun perdeleri arasında hikaye veya tanımlayıcı metin okuyan kimse (ayrıca narrator). Anlatan kimse.

Narrations : Anlatış. Öyküleme. Anlatma. Hikayeleme. Anlatım. Kaleme alma. Hikaye. Anlatı. Nakil. Öykü.

Narration : Bir sinema ya da televizyon yapıtının belli bir kavram, düşünce ya da duyguyu görüntüler ve sesler yardımıyla ortaya koymada başvurduğu yol; görüntü ve sesleri kullanırken bunların sağladığı çeşitli olanaklardan yararlanma biçimi. Kaleme alma. Öykü. Anlatı. Nakil. Hikaye. Hikayeleme. Öykülü filmlerde, filmin kişilerinden birinin ya da filmde hiç görünmeyen bir üçüncü kişinin, filmin öyküsünü anlatması durumu. Anlatış. Sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır.

Narrates : Tahkiye etmek. Öykülemek. Anlatmak. Hikayelemek. Nakletmek. Hikaye etmek. Söylemek. Aktarmak.

İngilizce Narrator Türkçe anlamı, Narrator eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Narrator ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dialogue : Konuşmalar. Konuşma. Bir oyunda iki kişinin birbiriyle konuşması. Söyleşme. İkili konuşma. Bir oyunda iki kişi arasında söylediği, oyuna göre düzenlenmiş sözler. Karşılıklı konuşma. Konuşma örgüsü.

Expressionist : Dışavurumcu. Ekspresiyonist. Ekspresyonist.

Intercommunication : Haberleşme. İç haberleşme. Birbiriyle haberleşme. Dahil haberleşme. Temas ve haberleşme.

 

Discoursers : Konferansçı. Konuşmacı.

Shewer : Gösterişçi. Sergileyen.

Explainer : Açıklamada bulunan. Beyan eden. İzah eden. Tenvir eden. Tasrih eden. Aydınlatan. Açıklayan kimse veya şey. Açıklayan. Tarif eden.

Raconteurs : Öykücü. Hikaye anlatıcı. İyi öykü anlatan kimse.

Transmissions : Radyo yayını. İletme. Vites. Aktarma. Bulaşma. Ulaştırma. Transmisyon. İntikal. Bulaştırma.

Submitters : Boyun eğen. İbraz eden. Arzeden.

Fabulist : Yalancı. Uydurukçu. Efsane yazarı. Fabl yazarı. Hayali hikayeler yazan kimse. Atıcı.

Narrator synonyms : verbalizer, verbaliser, griot, anecdotist, communications, tellers, explainers, exchange of words, enunciator, describer, teller, narrators, commentator, transport and communication, communication, discourser, raconteur, telecommunications, explicators, expressionists, presenters, conversation, intercommunications, expositive, narrater, shewers, storyteller, transmitter, utterer, story writer, submitter, presenter, screen reader.

Narrator ingilizce tanımı, definition of Narrator

Narrator kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who narrates. One who relates a series of events or transactions.