Nasopharynx türkçesi Nasopharynx nedir

  • Üst yutak (anatomi terimi).
  • Nazofarenks.
  • Farinksin yumuşak damağın üzerinde uzanan bölümü.
  • Üstyutak.
  • Art burun delikleri ile devam eden farinks bölgesi. rinofarinks.
  • Yutağın burun boşluğuna açılan ve epitel katmanı yalancı çok katlılık gösteren kısmı, epifarenks.
  • Nazofarinks.
  • Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Nasopharynx ingilizcede ne demek, Nasopharynx nerede nasıl kullanılır?

Nasopharyngeal : Nazofarenksle ilgili olan. burun ve yutakla ilgili. Nazofarinjeal. Burun ve yutakla ilgili (anatomi terimi). Nazofarengiyal. Nazoferenjeal. Nazofaringeal.

Nasopharyngeal duct : Nazofarinks kanalı. Koku alma organını farinkse bağlayan kanal.

Nasopharyngitis : Nazofarengitis. Nazofarenks iltihabı. Nazofarenjit. Yutağın yumuşak damak üstünde kalan bölümünün yangısı. Nazofarinjit. Burun ve yutak iltihabı (patoloji).

Ductus nasopharyngeus : Duktus nazofaringeus. Burun boşluğunu yutağa birleştiren yol, duktus nazofaringeus. Burun-yutak yolu.

İngilizce Nasopharynx Türkçe anlamı, Nasopharynx eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Nasopharynx ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Tonsil : Bademcik iltihabı. Dilin kaidesinde ve yutağın başlangıç bölgesinde yer alan lenf dokusu. Bademcik.

 

Pharynx : Gırtlak. Farinks. Gramer, veterinerlik alanlarında kullanılır. Konuşma cihazının gırtlak ile dil kökü ve geniz boşluğu arasında kalan ve konuşma sırasında içinden geçen seslere türlü renkler veren boru parçası biçimindeki kısmı. Yutak. Ağız ve burun boşluklarının arkasında, pars oralis faringis ve pars nazalis faringis olmak üzere iki önemli bölümü bulunan, soluk ve yemek borularının giriş kısımlarının önünde yutak duvarları tarafından kuşatılan huni biçimindeki boşluk, farenks, favsiyum. Farenks. Gırtlağı ağız ile birleştiren, en üst ucu burun boşluğuna, ortası ağız boşluğuna ve altı da gırtlağa açılan, üstü geniş altı dar olan boşluğun adı. bu boşluğa boğaz boşluğu da denir. ayrıca bk. boğaz. Boğaz.

Cavity : Çukur. İçi parlatılmış, değişmez sıcaklıkta kalabilen bir küre ve çok küçük bir delik. bu delikten içeri gönderilen ışık içerde sonsuz sayıda yansır; böylece ışık tüm soğurulmuş olur. bu da kara cisim koşulunu sağlar. Kavitas. Çürük. İçi boş oyuk. Oyuk. Kovuk. Boşluk. Diş çukuru. Delik.

Tonsilla : Dil, yumuşak damak ve yutakta bulunan lenfatik organlar, tonsil, tonsilla, amigdala. Bademcik.

Cavum : Boşluk oyuk. Kavum. Satır başı boşluğu. Delik. Boşluk, boş yer, kovuk, oyuk, çukur.

Throat : İmik. Gerdan. Ümük. Oyuk damlalık. Boğaz. Oluk. Boğum. Dar geçit. Spaut. Gırtlak.

Palatine tonsil : Bademcik. Bademcik iltihabı.

Rhinopharynx : Rinofarinks.

Epipharynx : Epifarenks. Geniz. Sineklerin kan emmek üzere dokuyu delmek için kullandıkları üst dudak parçası. Epifarinks. Yutak üstü.

Nasopharynx synonyms : bodily cavity, faucial tonsil.