Natural rate of growth türkçesi Natural rate of growth nedir

  • Bir ekonomide doğal gayrisafi yurtiçi hasılada ortaya çıkabilecek niceliksel yüzde değişme. harrod-domar büyüme modelinde emek gücündeki artış sonucunda gayrisafi yurtiçi hasılada ortaya çıkan niceliksel yüzde artış.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Doğal büyüme oranı.

Natural rate of growth ingilizcede ne demek, Natural rate of growth nerede nasıl kullanılır?

Natural : Natürel. Fıtri. Doğuştan hünerli kimse. Tabii. Asıl. Yapmacıksız. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Normal. Doğuştan. Doğanın kendi düzeni içinde oluşan; yapay olarak hezırlanmamış olan.

Rate : Saymak. Olarak görmek. Bilgisayar, gümrük, kimya, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kur. Azarlamak. Nicel değişmelerin hızını dile getirmek üzere başvurulan ve bir nicel büyüklüğün z(...) ve z(...) zamanları arasında gösterdiği artış ya da azalışın ilk büyüklüğe bölünmesiyle elde edilen göreli ölçüm. Birim zamanda alınan yol ile ölçülen devinim niceliği. bir kimyasal tepkimede ürünlerin birim zamandaki oluşum niceliği. Oran. Farzetmek. Layık olmak.

Of : Den. Hakkında. İle ilgili. Yüzünden. -den. Nin. -nin. -dan. Karşı. -in.

Growth : Nema. Yaşlanma. Büyüme. Gelişme. Ürün. Fidan. Geliştirme. Bir bitkiden sarkan dallar. Kaynak. Filiz.

 

Natural rate of increase : Doğal artış oranı. Herhangi bir ülkede, bir yıl içinde, doğum ve ölüm oranları arasındaki ayrıma dayanan artış (örneğin, doğum oranı %0 40, ölüm oranı %0 22; doğal artış oranı %0 18 gibi).

Natural rate of interest : Klasik yaklaşımda, yatırımlara yönelik fon istemini tasarruflardan oluşan fon sunumuna eşitleyen faiz oranı. bu oran, ödünç alınmış fonlarla yapılan üretimden beklenen kar oranına eşittir. Doğal faiz oranı.

Natural rate of unemployement : Çalışma yetenek ve isteğinde olan herkesin cari ücret ve çalışma koşullarında üretim sürecinde yer aldığı durumda, yani tam işlendirme düzeyinde geçici ve yapısal işsizlik oranları toplamından oluşan ve her ekonominin yapısına bağlı olarak değişen işsizlik oranı. Doğal işsizlik oranı.

Natural rate of unemployment hypothesis : Phillips eğrisine m. friedman tarafından getirilen eleştiri doğrultusunda işsizliği azaltmaya yönelik politikaların, kısa dönemde phillips eğrisine uygun olarak işsizliği azaltsa bile, uzun dönemde enflasyonla işsizlik arasında bir değiş-tokuşun olmadığı ve dolayısıyla işsizliğin doğal işsizlik oranının altına indiremeyeceği savı. Doğal işsizlik önsavı.

Natural rate of population growth : Doğal nüfus artış hızı. Bir ülkede belirli bir dönemde, genellikle bir yıl, göç dışında genel nüfus artış oranındaki değişme.

İngilizce Natural rate of growth Türkçe anlamı, Natural rate of growth eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Natural rate of growth ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

Natural rate of growth synonyms : a shift in supply, abnormal budget, abolition of forced labour convention, abnormal budget expenditures, a change in demand, a type mutual funds.