Necrophile türkçesi Necrophile nedir

  • Nekrofili hastalığı olan kimse.
  • Ölü sevici.
  • Cesetlere karşı cinsel çekim duyan kimse.

Necrophile ingilizcede ne demek, Necrophile nerede nasıl kullanılır?

Necrophilia : Ölüsevicilik. Nekrofili. Ölü seviciliği. Ölü bedenlerle cinsel ilişkiye girme. Ölülere karşı cinsel istek duyma. Cesetlere karşı duyulan cinsel çekim. Ölüyle cinsel ilişkiye girme.

Necrophiliac : Nekrofilide yer alan kimse. Ölülere karşı cinsel çekim duyan kimse.

Necrophiliacs : Nekrofilide yer alan kimse. Ölülere karşı cinsel çekim duyan kimse.

Necrophilic : Ölü dokuları tercih eden (tıp veya medikal terimi). Ölülere karşı cinsel istek duyan. Ölülere karşı cinsel çekim duyma ile ilgili. Nekrofili ile ilgili. Nekrofiliye ait.

Necrophilism : Nekrofili. Cesetlere karşı duyulan cinsel çekim . Ölü seviciliği.

Necrophobic : Ölüm korkusu. Nekrofobi hastalığı olan kimse. Ölülerden korkma.

Necrophagan : Leşle beslenen. Leşle beşlenen. Leşçil.

Necrophagia : Nekrofaji. Ölü eti yeme. Leş yeme.

Necrophagus : Nekrofaj. Nekrofagus.

Necrophilous : Nekrofili ile ilgili. Cesetlere karşı duyulan cinsel çekim ile ilgili. Nekrofiliye ait.

İngilizce Necrophile Türkçe anlamı, Necrophile eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Necrophile ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

White blood cell : Beyaz kan hücreleri. Wbc. Beyaz kan hücresi. Sitoplazmasında bulunan taneciklerin kimyasal davranışlarına ve çekirdeklerinin biçimine göre granüllü lökositler (bazofil lökosit, eozinofil lökosit, nötrofil lökosit) ve granülsüz lökosit (lenfosit ve monosit) olmak üzere iki esas tipe ayrılan, kemik iliğinde teşekkül eden, bazıları hücresel bağışıklıktan, bazıları da humoral bağışıklıktan sorumlu olan beyaz kan hücreleri. lökosit. Lökosit. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kanda bulunan ve görevleri mikroplarla savaşmak olan çok küçük özdekler. Stoplazmasında bulunan taneciklerin kimyasal davaranışlarına ve çekirdeklerinin biçimine göre granüllü ve granülsüz lökosit olmak üzere iki esas tipe ayrılan, kemik iliğinde oluşan, bazıları hücresel bağışıklıktan sorumlu olan renksiz kan hücreleri, lökosit, beyaz kan hücresi, wbc. Beyaz kan küresi. Akyuvar.

Gray substance : Gri cevher.

White cell : Akyuvar. Beyaz hücre. Beyaz kan hücresi. Lökosit.

Gray matter : Akıl. Beyin. Zeka. Beynin merkezindeki gri yapı. Kafa veya beyin. Gri madde. Doku. Boz madde.

Microphage : Küçük fagositik kan hücresi; polimorf çekirdekli lökosit. Mini yutargöze. Mikrofaj.

Grey matter : Bozmadde. Sinir hücrelerinin gövedeleri, gliya hücreleri ve sinir tellerinden meydana gelen, beyin ve beyincikte dış tarafa, omurilikte iç tarafa yerleşmiş bölge. Gri madde. Zeka. Kafa veya beyin. (beynin merkezini oluşturan) gri madde. Akıl. Beyin. Boz madde.

White blood corpuscle : Beyaz kan hücresi. Lökosit. Akyuvar.

Nerve tissue : Sinir doku. Sinirdoku. Sinir sisteminin bir parçası olan doku. Birlikte çalışan nöronlar grubu. Sinir dokusu.

 

Leukocyte : Akyuvar. Lökosit. Beyaz kan hücresi. Stoplazmasında bulunan taneciklerin kimyasal davaranışlarına ve çekirdeklerinin biçimine göre granüllü ve granülsüz lökosit olmak üzere iki esas tipe ayrılan, kemik iliğinde oluşan, bazıları hücresel bağışıklıktan sorumlu olan renksiz kan hücreleri, lökosit, beyaz kan hücresi, wbc.

Wbc : Stoplazmasında bulunan taneciklerin kimyasal davaranışlarına ve çekirdeklerinin biçimine göre granüllü ve granülsüz lökosit olmak üzere iki esas tipe ayrılan, kemik iliğinde oluşan, bazıları hücresel bağışıklıktan sorumlu olan renksiz kan hücreleri, lökosit, beyaz kan hücresi, wbc. Akyuvar. Wbc. Beyaz kan hücresi. Amacı mikroplarla savaşmak olan kandaki minik organizmalar. Lökosit.

Necrophile synonyms : grey substance, substantia grisea, leucocyte, white corpuscle, neutrophil, nervous tissue, neuropil.