Nectary türkçesi Nectary nedir
- Balözülük.
- Bez doku.
- Bitkinin çiçekleri ya da çiçek dışındaki kısımları üzerinde yer alan, şeker içeren bir eriyik olan nektarı salgılayan beze, özelleşmiş hücre grubuna ya da trikoma verilen ad. eğer nektaryumlar çiçekte ise floral nektaryum, çiçek dışında bir organda ise ekstrafloral nektaryum adını alır. bal özü bezi, nektaryum. bitki bitlerinde tatlı bir sıvı salgılayan bez.
- Nektar bezi.
- Biyoloji alanında kullanılır.
- Nektarlı.
Nectary ingilizcede ne demek, Nectary nerede nasıl kullanılır?
Nectar gland : Bitkinin çiçekleri ya da çiçek dışındaki kısımları üzerinde yer alan, şeker içeren bir eriyik olan nektarı salgılayan beze, özelleşmiş hücre grubuna ya da trikoma verilen ad. eğer nektaryumlar çiçekte ise floral nektaryum, çiçek dışında bir organda ise ekstrafloral nektaryum adını alır. bal özü bezi, nektaryum. bitki bitlerinde tatlı bir sıvı salgılayan bez. Nektar bezi.
Mer du nectar : Kevser denizi. Ay yüzeyinde bir düzlüğün adı.
Nectar : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bitki özü. Tatlı ve güzel içecek. Tanrıların içkisi. Balözü. Abıhayat. Balozu. Bal özü. Nektar. Şurup.
Nectareous : Nektar gibi. Nektara ait.
Nectarine : Şeftali (tüysüz). Tüysüz şeftali. Durakı. Bir tür şeftali. Nektarin.
Mare nectaris : Kevser denizi. Ay yüzeyinde bir düzlüğün adı.
Nectarivore : Balözcül.
Nectarous : Nektara ait. Nektar gibi.
Nectars : Bitki özü. Nektar. Balözü.
Venectasia : Toplardamar genişlemesi. Venektazi.
İngilizce Nectary Türkçe anlamı, Nectary eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Nectary ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abductor muscle : Abdüktör kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas.
Abiotic environment : Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre.
Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.
Abramis zone : Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Abramis zonu. Akarsuların durgun akan bölgeleri.
A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.
Aardwolf : Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Yeleli sırtlan. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli.
A protein : Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini.
A cells : Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.
Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.
Aardvarks : Yerdomuzu. Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım.
Nectary synonyms : plant organ, aardvark, abiotic factor, acacia, a cell, nectar gland, honey gland, a site, abambulacral area.
Nectary ingilizce tanımı, definition of Nectary
Nectary kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : That part of a blossom which secretes nectar, usually the base of the corolla or petals. Also, the spur of such flowers as the larkspur and columbine, whether nectariferous or not.

Bu kısımda Nectary kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Nectary ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Nectary anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Nectary ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.