Bu sayfada Gege ne demek nedir gege hakkında bilgiler sözleri ingilizce türkçede çevirisi gege resimleri yazıları türkçesi ne demek gege ile ilgili sözler cümleler bulmaca görseller gege hakkında yazı türkçe almanca ingilizcede sözlük anlamı kısaca tanımını ve benzeri diğer konuları inceleyebilirsiniz.
Gege nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Gaga. Taş, toprak, kum taşımaya yarayan sedye şeklinde bir çeşit araç, teskere. Çelimsiz, zayıf, cüce (kimse). Meyve dallarını eğmek ya da davarları yakalamak için kullanılan ucu çengelli uzun sır...
Gegeç nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Çekiç. Gege : Gaga. Taş, toprak, kum taşımaya yarayan sedye şeklinde bir çeşit araç, teskere. Çelimsiz, zayıf, cüce (kimse). Meyve dallarını eğmek ya da davarları yakalamak için kullanılan ucu çen...
Gegeği çıkmak nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Çok zayıflamak. Gege : Gaga. Taş, toprak, kum taşımaya yarayan sedye şeklinde bir çeşit araç, teskere. Çelimsiz, zayıf, cüce (kimse). Meyve dallarını eğmek ya da davarları yakalamak için kullanıla...
Gegek burun nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Kanca şeklinde burun. Gege : Gaga. Taş, toprak, kum taşımaya yarayan sedye şeklinde bir çeşit araç, teskere. Çelimsiz, zayıf, cüce (kimse). Meyve dallarını eğmek ya da davarları yakalamak için kul...
Gegelemek nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Tavuk ses çıkarmak. Tavuk, kuş gagalamak. ötmek. Düzgün söyleyememek, kekelemek. Konuşan bir kimsenin sözünü tekrarlayarak eğlenmek. Gege : Gaga. Taş, toprak, kum taşımaya yarayan sedye şeklinde b...
Gegellemek nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Yeşil cevizin içini çıkarmak. Gege : Gaga. Taş, toprak, kum taşımaya yarayan sedye şeklinde bir çeşit araç, teskere. Çelimsiz, zayıf, cüce (kimse). Meyve dallarını eğmek ya da davarları yakalamak ...
Gegemek nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Ucu çengelli değnekle ağaçtan meyve koparmak. Bir şeyi eğri tutmak. Çengel: Gegemeksiz şişle çorap öremem. Gege : Gaga. Taş, toprak, kum taşımaya yarayan sedye şeklinde bir çeşit araç, teskere. Çe...
Gegenschein nedir Sözcükler, direkt olarak Gegenschein ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler. : Aydınlık. Işık. Açık (renk için). Aydınlatmak. Işık saçmak. Soba yakmak. Görme organına b...
Gege burun nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Kanca şeklinde burun. Gege : Gaga. Taş, toprak, kum taşımaya yarayan sedye şeklinde bir çeşit araç, teskere. Çelimsiz, zayıf, cüce (kimse). Meyve dallarını eğmek ya da davarları yakalamak için kul...
Gegebük nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Çürük, bozuk, ufak. Gege : Gaga. Taş, toprak, kum taşımaya yarayan sedye şeklinde bir çeşit araç, teskere. Çelimsiz, zayıf, cüce (kimse). Meyve dallarını eğmek ya da davarları yakalamak için kulla...
Gegef nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Gergef. Gege : Gaga. Taş, toprak, kum taşımaya yarayan sedye şeklinde bir çeşit araç, teskere. Çelimsiz, zayıf, cüce (kimse). Meyve dallarını eğmek ya da davarları yakalamak için kullanılan ucu çe...
Gegek nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Gaga. Askılık. Sakaların su omuzluğu. Duvara çakılmış ağaç ya da demir çengel. Ucu çengelli ağaç. Teknik terim anlamı: [bkz: gege]. Gege : Gaga. Taş, toprak, kum taşımaya yarayan sedye şeklinde bi...
Gegel nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Yeşil kabuğundan çıkarılmış ceviz. Gege : Gaga. Taş, toprak, kum taşımaya yarayan sedye şeklinde bir çeşit araç, teskere. Çelimsiz, zayıf, cüce (kimse). Meyve dallarını eğmek ya da davarları yakal...
Gegelenmek nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Böbürlenmek, kabarmak. Gege : Gaga. Taş, toprak, kum taşımaya yarayan sedye şeklinde bir çeşit araç, teskere. Çelimsiz, zayıf, cüce (kimse). Meyve dallarını eğmek ya da davarları yakalamak için ku...
Gegeme nedir Teknik terim anlamı: Kamyon kasalarına çakılan ucu kıvrık çivi. (Karaköy Bilecik). Gege : Gaga. Taş, toprak, kum taşımaya yarayan sedye şeklinde bir çeşit araç, teskere. Çelimsiz, zayıf, cüce (kimse). Meyve dallarını eğmek...
Gegenez nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Üvendirenin alt ucundaki demir sıyırgı. Gege : Gaga. Taş, toprak, kum taşımaya yarayan sedye şeklinde bir çeşit araç, teskere. Çelimsiz, zayıf, cüce (kimse). Meyve dallarını eğmek ya da davarları ...