Gegelemek nedir, Gegelemek ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Tavuk ses çıkarmak.
Tavuk, kuş gagalamak.
ötmek.
Düzgün söyleyememek, kekelemek.
Konuşan bir kimsenin sözünü tekrarlayarak eğlenmek.
Gegelemek anlamı, tanımı
Gege : Gaga. Taş, toprak, kum taşımaya yarayan sedye şeklinde bir çeşit araç, teskere. Çelimsiz, zayıf, cüce (kimse). Meyve dallarını eğmek ya da davarları yakalamak için kullanılan ucu çengelli uzun sırık. Baston: Gegeyi ver dedem camiye gidecek. [Bakınız: gede]. [Bakınız: gevgene]. Beceriksiz, eli işe yatkın olmayan. Peltek konuşan kişi. Çörek. Eğri çizgi. Geveze. Meyve dallarını eymek ya da davarları yakalamakta kullanılan ucu çengelli sırık. Saplı, sapsız ağaç ya da demir çengel
Gegel : Yeşil kabuğundan çıkarılmış ceviz.
Gagalamak : Kuş, gagasıyla yemi toplamak. Azarlamak, hırpalamak. Kuş, gaga ile vurup ısırmak.
Kekelemek : Damak sesleriyle başlayan kelimeleri ve heceleri tekrarlayarak ve keserek konuşmak. Ne söyleyeceğini şaşırıp kelimeleri birbirine karıştırmak.
Gagalama : Gagalamak işi.
Kekeleme : Kekelemek işi.
Çıkarmak : Birinin veya bir şeyin çıkmasını sağlamak, çıkmasına sebep olmak. Sonunu getirmek. Hatırlamak. Bulmak, ortaya koymak. Yapmak, üretmek. Giysi, ayakkabı vb.ni vücuttan ayırmak, soymak. Bir müzik parçasını notalarıyla çalmak. Boşaltmak. Sunmak. Göstermek. Üçüncü bir sayı elde etmek üzere belli bir sayıdan, daha az değerli başka bir sayı kadar birim eksiltmek, tarh etmek. Gidermek. Fotoğraf çektirmek. Resim yapmak. Söylemek. Öfke, hırs, acı vb.nin zararını çektirmek. İlgisini keserek uzaklaştırmak. Sağlamak, elde etmek. Anlamak, ne olduğunu bilmek, sezmek. Sindirim yolundan dışarı atmak, kusmak. Gibi göstermek, bir davranış yüklemek. Yayımlamak. Yollamak, göndermek.
Eğlenmek : Neşeli, hoşça vakit geçirmek. Bir kimsenin herhangi bir kusuru veya zayıf noktası ile alay etmek. Bir yerde durmak, beklemek, tevakkuf etmek. Oyalanmak.
Çıkarma : Çıkarmak işi, emisyon. Düşman kıyılarına gemi, bot vb.nden asker indirme, asker çıkarma. Dört işlemden biri, çıkarmak işlemi, tarh.
Eğlenme : Eğlenmek işi. Oyalanma. Neşeli, hoşça vakit geçirme. Alay etme.
Tekrar : Aynı olayın, işin, hareketin yeniden ortaya çıkışı, tekrarlanması. Bir konuşma veya yazıda aynı düşünceyi, kelimeyi birçok defa söyleme. Bir daha, yine, yeniden, gene.
Gagala : Ortası oyuk tandır ekmeği, bazlama. Dolu: Öyle gagala yağdı ki, yerler bembeyaz. Tandır ya da fırında pişirilen ufak ekmek. Dolu, yuvarlak. Ortası boş yuvarlak tandır ekmeği. (Susuz Kars).
Düzgün : Doğru ve pürüzsüz, muntazam. Fondöten. İyi. Kurala uygun olarak, kusursuz bir biçimde. Kenar veya ayrıtları ile açıları birbirine eşit olan (biçim). Düzenli, kusursuz, insicamlı, rabıtalı, muntazam.
Kekel : Tembel. Hindi. Alına dökülen kısa saç, perçem.
Tavuk : Sülüngillerden, eti ve yumurtası için üretilen kümes hayvanı (Gallus).
Ötmek : Kuş veya böcekler, değişik tonda ses çıkarmak. Sarhoş kusmak. Anlamsız, boş konuşmak. Herhangi bir nesne sürekli ses çıkarmak. Gizli bir şeyi söylemek. Üflemeli çalgıların sesi çıkmak.
Eğlen : Kahramanmaraş ilinde, Narlı bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
Gagal : Yeşil kabuğundan çıkarılmış ceviz. Göz bebeği: Gözümün gagalısın. Erkeklik organı.
Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.
Çıkar : Dolaylı bir biçimde elde edilen kazanç, menfaat, yarar.
Diğer dillerde Geçmiştelik anlamı nedir?
Fransızca'da Geçmiştelik nedir ? : imparfait

Bu kısımda Gegelemek nedir? Gegelemek ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Gegelemek tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Gegelemek hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.