Gagala nedir, Gagala ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Ortası oyuk tandır ekmeği, bazlama.

Dolu: Öyle gagala yağdı ki, yerler bembeyaz.

Tandır ya da fırında pişirilen ufak ekmek.

Dolu, yuvarlak.

Teknik terim anlamı:

Ortası boş yuvarlak tandır ekmeği. (Susuz Kars).

Gagala anlamı, tanımı

Gagal : Yeşil kabuğundan çıkarılmış ceviz. Göz bebeği: Gözümün gagalısın. Erkeklik organı

Gaga : Genellikle kuşlarda ağzın bir uzantısı durumunda olan, biçim ve büyüklüğü değişik, boynuz yapısında, katı ve çıkıntılı organ. Ağız.

Gagala göz : Yuvarlak, dışarı fırlamış göz.

Gagalama düzeni : Bir arada bulunan canlı kümeleri içinde saldırganlık ve karşısındakini sindirme gücüne dayanılarak kurulan öncelik ve başatlık düzeni.

Gagalanma düzeni : Sosyal bir hiyerarşi. Özellikle kuşlarda en saldırgan ve baskın olan bireyden aşağıya doğru sıralanma.

Gagalama : Gagalamak işi.

Gagalamak : Kuş, gagasıyla yemi toplamak. Azarlamak, hırpalamak. Kuş, gaga ile vurup ısırmak.

Gagalanma : Gagalanmak işi.

Gagalanmak : Gagalama işi yapılmak. Azarlanmak, hırpalanmak.

Gagalaşma : Gagalaşmak işi.

Gagalaşmak : Kuşlar birbirini gagalamak. Birbirini gagalayarak oynaşmak.

Tandır ekmeği : Tandırda pişirilen ekmek.

Yuvarlak : Top veya küre biçiminde olan, müdevver. Top veya küre biçiminde toparlak şey. Kesin ve açık olmayan (söz, laf vb.). Homoseksüel erkek.

 

Bembeyaz : Çok beyaz, apak. Pırıl pırıl, apaçık bir biçimde.

Bazlama : Sacda pişirilmiş yuvarlak ekmek, bazlamaç. Tatlısı bol, kalın gözleme, bazlamaç.

Tandır : Yere çukur kazılarak yapılmış olan bir fırın türü. Bazı yerlerde, kışın ayakları ısıtmak amacıyla alçak bir masanın altına mangal konulup üstüne yorgan örtülerek yapılmış olan düzen.

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Susuz : Suyu olmayan, suyu bulunmayan. Yağmursuz, kurak geçen. Su olmadan. Suyu çok az olan. Kars iline bağlı ilçelerden biri. Susamış olan.

Yuvar : Organizmadaki kan, lenf, süt vb. sıvılarda bulunan, genel olarak yuvarlak veya oval küçük cisim. Yer yuvarlağı gibi düzgün olmayan küresel biçim.

Fırın : İçinde genellikle odun yanan, her yanda aynı derecede ısı oluşturarak ekmek, pasta vb. pişirmeye yarayan, tavanı tonoz biçiminde, önünde tek açıklık bulunan ocak. Elektrik, tüp gaz ve doğal gazla çalışan, yiyecekleri pişirmeye veya ısıtmaya yarayan alet. Bu ocakta pişirilmiş. Ekmek, pasta vb.nin pişirildiği ve satıldığı dükkân. Bir maddenin fiziksel veya kimyasal değişime uğratılması amacıyla içinde ısıtıldığı araç.

Diğer dillerde Gaga kesimi anlamı nedir?

İngilizce'de Gaga kesimi ne demek ? : debeaking