Gege nedir, Gege ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Gaga.

Taş, toprak, kum taşımaya yarayan sedye şeklinde bir çeşit araç, teskere.

Çelimsiz, zayıf, cüce (kimse).

Meyve dallarını eğmek ya da davarları yakalamak için kullanılan ucu çengelli uzun sırık.

Baston: Gegeyi ver dedem camiye gidecek.

[Bakınız: gede].

[Bakınız: gevgene].

Beceriksiz, eli işe yatkın olmayan.

Peltek konuşan kişi.

Çörek.

Eğri çizgi.

Geveze.

Teknik terim anlamı:

Meyve dallarını eymek ya da davarları yakalamakta kullanılan ucu çengelli sırık.

Saplı, sapsız ağaç ya da demir çengel.

Gege anlamı, kısaca tanımı

Gege burun : Kanca şeklinde burun

Gegebük : Çürük, bozuk, ufak.

Gegeç : Çekiç.

Gegef : Gergef.

Gegeği çıkmak : Çok zayıflamak.

Gegek : Gaga. Askılık. Sakaların su omuzluğu. Duvara çakılmış ağaç ya da demir çengel. Ucu çengelli ağaç. [Bakınız: gege].

Gegek burun : Kanca şeklinde burun.

Gegel : Yeşil kabuğundan çıkarılmış ceviz.

Gegelemek : Tavuk ses çıkarmak. Tavuk, kuş gagalamak. ötmek. Düzgün söyleyememek, kekelemek. Konuşan bir kimsenin sözünü tekrarlayarak eğlenmek.

Gegelenmek : Böbürlenmek, kabarmak.

Gegellemek : Yeşil cevizin içini çıkarmak.

Gegeme : Kamyon kasalarına çakılan ucu kıvrık çivi. (Karaköy Bilecik).

Gegemek : Ucu çengelli değnekle ağaçtan meyve koparmak. Bir şeyi eğri tutmak. Çengel: Gegemeksiz şişle çorap öremem.

 

Gegenez : Üvendirenin alt ucundaki demir sıyırgı.

Beceriksiz : Becerisi olmayan, usta olmayan, maharetsiz.

Taş toprak : Yüzeyi taş ve toprakla kaplı alan.

Yakalamak : Bir kimseyi veya bir şeyi elle tutmak. Aynı düzeye gelmek. Arayarak veya rastlantı sonucu bulup bağlantı kurmak. Bir kimseyi hoşa gitmeyecek bir durumda bulmak, bir kimsenin suçu ortaya çıkmak. Avlamak, tuzakla ele geçirmek. Kaçan kimseyi ele geçirmek, derdest etmek. Birdenbire etkisi altına almak. Tutturmak. Söz, bakış veya işareti fark etmek. Bir kimsenin gitmesini engellemek, durdurmak.

Yakalama : Yakalamak işi. Sanığın yargıç kararı olmaksızın hürriyetinin kısıtlanmasını doğuran koruma önlemi.

Kum taşı : Kum tanelerinin kaynaşmasıyla oluşmuş bir tür tortul kayaç, kuvarsit.

Çelimsiz : Güçsüz, zayıf, nahif.

Diğer dillerde Geçmiştelik anlamı nedir?

Fransızca'da Geçmiştelik nedir ? : imparfait