Gegenez nedir, Gegenez ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Üvendirenin alt ucundaki demir sıyırgı.

Gegenez anlamı, tanımı

Gege : Gaga. Taş, toprak, kum taşımaya yarayan sedye şeklinde bir çeşit araç, teskere. Çelimsiz, zayıf, cüce (kimse). Meyve dallarını eğmek ya da davarları yakalamak için kullanılan ucu çengelli uzun sırık. Baston: Gegeyi ver dedem camiye gidecek. [Bakınız: gede]. [Bakınız: gevgene]. Beceriksiz, eli işe yatkın olmayan. Peltek konuşan kişi. Çörek. Eğri çizgi. Geveze. Meyve dallarını eymek ya da davarları yakalamakta kullanılan ucu çengelli sırık. Saplı, sapsız ağaç ya da demir çengel

Üvendire : Çifte koşulan öküzleri yürütmek için kullanılan, ucuna nodul çakılmış uzun değnek, gönder.

Sıyırgı : Lüle taşı işlemeciliğinde kullanılan bir tür bıçak. 1.Harmanda sap toplamaya yarayan bir çeşit araç. 2.Gübre atmaya yarayan büyük kürek. 3.Hamur kazımaya yarayan araç. 4.Ağaç kabuğu sıyıran iki kulplu araç. 5.Çamur sıyırmaya yarayan araç. 6.Kayış üstüne çizgi yapmakta kullanılan bir çeşit araç. Hasır dokuma aygıtında ipleri tutan ağaç. Bit ve yumurtalarından temizlemek için tarağın dişlerine iplik geçirerek saçı tarama işi. Haşlanmış taze fasulye. 1.Orakla biçilen ekin. 2.İyi ekin. 3.Ekin tutamlarının bir doğrultu da biçilmesi : Veli dayının sıyırgısı bu. 4.Biçilmiş otların yaptığı sıra. [Bakınız: sıyırma]. Büyük orak. Kar küremekte kullanılan tahta araç. Orakla bir vuruşta biçilen ekin, ot. Saçı bit ve yumurtalardan temizlemek için tarağın dişlerine iplik geçirerek yapılan tarama. Kar sıyırmaya, kürümeye yarayan kürek: Garını sıyırgıyla atardıh. Kayışları yumuşatmakta kullanılan tahta araç. Tahta yontulan araç. Harman yerinde harmanlanmış ekin, saman ve kalan artıkları toplayan üçgen ya da dörtgen biçiminde bir ağız ile uzun saptan oluşan tahta araç. Sıyırmaya yarayan aygıt.

 

Alt ucu : En son, bitim.

Demir : Atom numarası 26, atom ağırlığı 55,847, yoğunluğu 7,8 olan, 1510 °C'de eriyen, mavimtırak esmer renkte, özellikle çelik, döküm ve alaşımlar durumunda sanayide kullanılmaya en elverişli element (simgesi Fe). Bu elementten yapılmış parça. Bu elementten yapılmış. Ayakkabı topuğuna veya ayakkabı burnuna aşınmayı önlemek için çakılan, özel olarak yapılmış madenden parça. Çıpa. Güçlü, kuvvetli, sert.

Üven : Zeytin tanesi iriliğinde kara ve buruk tatda bir çeşit erik. Tektırnaklı hayvanların kanını emen iri sinek.

Demi : Yemeni, yazma, başörtüsü, tülbent. Susuz, kıraç tarla. Dizlik, iç donu. Değil mi anlamında.

Alt : Bir şeyin yere bakan yanı, zir, üst karşıtı. Birkaç şeyden aşağıda olan. Bir şeyin yere yakın bölümü. Birine göre daha aşağı mevkide olan kimse, madun. Sınıflamalarda ikinci derecede olan. Bir nesnenin tabanı. Oturulurken uyluk kemiklerinin yere gelen bölümü.

Diğer dillerde Geçmiştelik anlamı nedir?

Fransızca'da Geçmiştelik nedir ? : imparfait