Bu sayfada Took ne demek nedir took hakkında bilgiler sözleri ingilizce türkçede çevirisi took resimleri yazıları türkçesi ne demek took ile ilgili sözler cümleler bulmaca görseller took hakkında yazı türkçe almanca ingilizcede sözlük anlamı kısaca tanımını ve benzeri diğer konuları inceleyebilirsiniz.
Took nedir English: A passenger airplane took off for the USA. Turkish: Bir yolcu uçağı ABD'ye havalandı. English: A fierce battle took place at Monte Cassino. Turkish: Monte Cassino'da şiddetli bir savaş oldu. English: A p...
Took a chance on nedir : Hissetmek. Tahammül etmek. Tutuşmak. Kabul etmek. Gerektirmek. Ele geçirmek. Sanmak. Yapmak. Çekmek (fotoğrafçılık terim). Almak. A : Herhangi bir. Belirli bir tür veya nitelikteki. İngiliz alfabesinin birinci harfi. Ato...
Took a picture nedir English: Ali took a picture of himself with his iPhone. Turkish: Ali iPhone'u ile kendinin bir resmini çekti. English: Ali took a picture of his old camera with his new camera. Turkish: Ali yeni kamerasıyla eski ...
Took a seat nedir English: Ali took a seat across from Mary. Turkish: Ali Mary'nin karşısında bir koltuk aldı. English: Ali took a seat next to Mary on the bench. Turkish: Ali oturma sırasında Mary'ye bitişik bir koltuk aldı. Engl...
Took aback nedir : Sanmak. İcap etmek. Çıkarmak. Dayanmak. Atlatmak. Götürmek. Almak. Ele geçirmek. Kabul edilmek. Etmek. Aback : Yelkenleri geriye doğru itecek şekilde. Şaşkın. Pupada. Ters yönde. Faça etmek. Geri. Geriye. Arkada. Kıç tar...
Took advantage of nedir English: He took advantage of the opportunity to visit the museum. Turkish: O,müzeyi ziyaret etme fırsatından yararlandı. English: He took advantage of the opportunity. Turkish: O, fırsattan yararlandı. English: ...
Took back nedir English: He took back what he had said about her. Turkish: Onun hakkında söylediklerini geri aldı. English: He took back what he had said about me. Turkish: Benim hakkımda söylediklerini geri aldı. English: He to...
Took care nedir English: Ali always took care of Mary. Turkish: Ali her zaman Mary ile ilgilendi. English: Ali took care of that. Turkish: Ali onunla ilgilendi. English: Ali took care of the children. Turkish: Ali çocuklara...
Took down nedir English: She took down a book from the shelf. Turkish: Raftan bir kitap indirdi. English: She took down the speech in shorthand. Turkish: Konuşmasını özet şeklinde parçalara ayırdı. : Kabul edilmek. Atlatmak. Etm...
Took a bath nedir English: I just took a bath. Turkish: Sadece bir banyo yaptım. English: I took a bath. Turkish: Ben bir banyo yaptım. English: I took a bath and then had a glass of beer. Turkish: Banyo yaptım ve sonra bir b...
Took a beating nedir : Karşılamak. Götürmek. Elde etmek. Yapmak. Tutuşmak. Kabul etmek. Etmek. Ölçmek. Çekmek (fotoğrafçılık terim). Almak. A : (herhangi) bir. Miktar belirtir. En yüksek not. Amperin simgesi. Pek iyi. La (müzik terimi). Atom a...
Took a look at nedir English: He took a look at the newspaper before going to bed. Turkish: O, yatmaya gitmeden önce gazeteye göz attı. English: Ali took a look at the pictures. Turkish: Ali resimlere bir göz attı. : Katlanmak. İcap ...
Took a risk nedir English: I took a risk when I made the investment. Turkish: Yatırım yaptığımda riski göze aldım. English: He took a risk when he helped me. Turkish: Bana yardım ederken bir risk aldı. : Tahammül etmek. Sanmak. Tu...
Took a vow nedir : Kabul edilmek. Etkili olmak. Atlatmak. Kaplamak. Yapmak. Yakalamak. Yanmak. Tahammül etmek. İcap etmek. Elde etmek. A : Atom ağırlığı. Pek iyi. Bir. Amperin simgesi. Belirli bir tür veya nitelikteki. Miktar belirtir. Arg...
Took action nedir : Dayanmak. Götürmek. Etkili olmak. Yapmak. Yanmak. Gerektirmek. Ele geçirmek. Tedavi etmek. Ölçmek. Katlanmak. Action : İş. Bir amaç çevresinde örüntülü işlevsel ve karmaşık bir edimler dizgesi. Yangıyla ilgili olaylarda;...
Took an examination nedir English: We took an examination in math last week. Turkish: Geçen hafta matematikten bir sınava girdik. English: She took an examination in English. Turkish: İngilizce bir sınava girdi. : Dayanmak. Tedavi etmek. ...
Took captive nedir : Elde etmek. Ölçmek. Yapmak. Kabul etmek. Karşılamak. Almak. Kazanmak. Gerektirmek. Tutmak. Yanmak. Captive : Emir. Savaş esiri. Tutsak edilmiş. Rehine. Baskı altında. Esir düşmüş. Mahkum. Köle. Kapatılmış. Kısıtlanmış. [...
Took charge nedir English: He took charge of the family business after his father died. Turkish: Babasının ölümünden sonra aile şirketinin sorumluğunu üstüne aldı. English: He took charge of the firm after his father's death. Turk...
Took effect nedir English: Tom's resignation took effect immediately. Turkish: Tom'un istifası derhal yürürlüğe girdi. English: The medicine took effect. Turkish: İlaç etkisini gösterdi. : Götürmek. Almak. Etkili olmak. Ele geçirm...