Took a picture türkçesi Took a picture nedir

  • Fotoğraf çekmek.

Took a picture ile ilgili cümleler

English: Ali took a picture of himself with his iPhone.
Turkish: Ali iPhone'u ile kendinin bir resmini çekti.

English: Ali took a picture of his old camera with his new camera.
Turkish: Ali yeni kamerasıyla eski kamerasının fotoğrafını çekti.

English: Ali took a picture of his dog and sent it to Mary.
Turkish: Ali köpeğinin bir resmini çekti ve onu Mary'ye gönderdi.

English: Ali pulled out his phone and took a picture of Mary's new car.
Turkish: Ali telefonunu çıkardı ve Mary'nin yeni arabasının bir resmini çekti.

English: Ali took a picture of himself and sent it to his girlfriend.
Turkish: Ali kendi resmini çekti ve onu kız arkadaşına gönderdi.

Took a picture ingilizcede ne demek, Took a picture nerede nasıl kullanılır?

Took : Almak. Hissetmek. Karşılamak. Atlatmak. Tutuşmak. Katlanmak. Ölçmek. Etkili olmak. Tedavi etmek. Kazanmak.

A : La (müzik terimi). İngiliz alfabesinin birinci harfi. Herhangi bir. (herhangi) bir. Bir. Miktar belirtir. Atom ağırlığı. Pek iyi. Argonun simgesi. Amperin simgesi.

Picture : Tanımlamak. Çizmek. Tasvir. Zihninde canlandırmak. Canlandırmak. Hayal etmek. Resim. Kafasında canlandırmak. Sinema. Görülmeye değer şey ya da kişi.

Took a bath : Banyo yapmak. Yıkanmak.

 

Took a beating : İsabet alan. Vurulan. Dayak yiyen. Bir darbe alan. Tekme tokat girişilen.

Took a look at : Göz geçirmek. Bakmak. Bir göz atmak. Bir bakmak. Göz atmak.

Took a risk : Kendini tehlikeye atan. Riziko üstlenen. Risk alan.

Things took a turn : Bir değişim oldu. İşler döndü. İşler değişmeye başladı. İşler dönmeye başladı.

Took aback : Şaşırtmak.

Took a vow : Adak adamak.

İngilizce Took a picture Türkçe anlamı, Took a picture eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Took a picture ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Photograph : Resmini çekmek. Fotoğraf. Fotoğrafını çekmek. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Resim vermek. Fotoğraf aygıtıyla fotoğraf elde etmek. Resim. Fotoğraflamak.

Take a picture : Resim çekmek. Resim çek.

Take a photo : Resim çekmek.

Shoot : Filiz. Sepete atış. Vuruş. Budak. Vurma. Perdahlamak (kereste). Atış. Ateş etmek. Basketbol, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir oyuncunun sayı yapmak amacıyla topu sepete doğru atması.

Take a photograph : Resim çekmek.

Took a picture synonyms : taken a picture.