Budak nedir, Budak ne demek

Budak; bir bitki bilimi terimidir.

Budak kısaca anlamı, tanımı:

Budak deliği : Tahtalardaki budak yerinin çıkarılmasından sonra ortaya çıkan boşluk.

Budak özü : Taze sürgün.

Çıkar budak : Çevresi ile bağlantısı zayıflayan ve bazı ağaç türlerinde kendiliğinden düşebilen bir tür budak.

Dişbudak : Bu ağaçtan yapılmış. Zeytingillerden, kerestesi sert ve değerli bir ağaç, demircik (Fraxinus excelsior).

Kırkbudak : Bektaşilikte erenler meydanına konulan kırk kollu büyük şamdan.

Üçbudak : İzmir'de üretilen bir tütün türü.

Budaklanmak : Budak sürmek, dallanmak.

Budaklı : Budağı olan.

Dal budak salmak : Karmaşık bir biçimde yayılıp genişlemek. soy yönünden genişleyip yayılmak.

Dallandırıp budaklandırmak : Bir işi, bir sorunu büyüterek karışık duruma getirmek.

Dallanıp budaklanmak : Bir iş, bir sorun büyüyerek karışık duruma gelmek.

Dallı budaklı : Karışık bir duruma girmiş olan, çapraşık.

Gözünü daldan budaktan esirgememek : Tehlikeli işlere atılmaktan çekinmemek.

Olacak : Olması, yapılması uygun olan. Olmasının önüne geçilemeyen durum. Olma, gerçekleşme olasılığı bulunan şey.

 

Sürgün : Filiz. İshal. Bir kimsenin sürüldüğü yer. Sürülme işi, nefiy. Ceza olarak belli bir yerin dışında veya belli bir yerde oturtulan kimse.

Gövde : Ağaç ve bitkilerin dallarının dışında kalan ana bölümü. İnsan bedeninde baş, kol ve bacaklar dışında kalan bölüm. Ad ve fiil köklerinden yapım ekleriyle türetilmiş kelime. Bir şeyin asıl bölümü. Kesilmiş hayvanın, sakatatı alındıktan sonraki durumu. Hayvanlarda baş, ayak ve kuyruktan geri kalan bölüm.

Başlangıç : Ön söz, giriş, mukaddime. Bir iş, bir dönem, bir hayat vb.nin ilk bölümü.

Tahta : Bu ağaçtan yapılmış. Çeşitli işlerde kullanılmak üzere düz, enlice, uzun ve az kalın biçimde işlenmiş ağaç parçası. Kara tahta. Sebze bahçelerinde ayrılan küçük yer. Bu malzemeden oluşmuş yüzey, döşeme, ağaç. Çimlenen tohumlar için bahçede hazırlanan uzun tarh.

Yuvarlak : Kesin ve açık olmayan (söz, laf vb.). Homoseksüel erkek. Top veya küre biçiminde olan, müdevver. Top veya küre biçiminde toparlak şey.

Renk : Cisimler tarafından yansılanan ışığın gözde oluşturduğu duyum. Nitelik. Çeşitlilik.

Dal : Omuz. Kol. Canlıların bölümlenmesinde, sınıfların bir araya gelmesiyle oluşan birlik, şube. Çıplak, yalın. Arka, sırt. Boyun, ense. Bir bilim alanının içinde yer alan ana bilim dalında alt alanı. Branş. Ağacın gövdesinden ayrılan kollardan her biri.

Budak ile ilgili Cümleler

  • Şu, budak.
  • İşleri dallandırıp budaklandırmadan kim olduğunu ve bilmek istediğim şeyleri söyleyecek misin?

Diğer dillerde Budak anlamı nedir?

İngilizce'de Budak ne demek? : n. knot, knob, shoot, knag, knar, snag, knurl

Fransızca'da Budak : nìud [le]

Almanca'da Budak : n. Knie

Rusça'da Budak : n. сук (M), сучок (M), ветка (F), ветвь (F)