Snags türkçesi Snags nedir

Snags ingilizcede ne demek, Snags nerede nasıl kullanılır?

Hit a snag : Çıkmaza girmek.

Strike a snag : Pürüzle karşılaşmak. Engelle karşılaşmak.

Snag : Mania. Çıkıntılı. Kırık dal. Takmak. Kırık diş. Çapanoğlu. Nehir dibine saplı ağaç. Nehir dibini köklerden temizlemek. Takılmak. Beklenmedik engel ya da güçlük.

Snagged : Budaklı. Dibi ağaç kökleri ile dolu (nehir).

Snagger : Hırsız. Haydut (argo terim). Soyguncu.

Snack : Ara öğün. Hisse. Tatlı (yemek aralarında yenilen). Atıştırmalık. Hafif yemek. Çerezlenmek. Aperatif. Lokma. Çerez. Hafif şeyler yemek.

Antisnag agent : Kaçmazlık apresi. Sökülmezlik apresi.

Non sna : Sna olmayan.

Snack bar : Ayakta meze gibi yiyeceklerin atıştırıldığı lokanta. Snekbar. Hafif yiyecek ve çeşitli içeceklerin satıldığı küçük restoran. Hafif yemek büfesi. Aperatif ve sandviç servisi yapılan bar. Müşterilerinin bar gibi bir tezgahın önünde oturduğu ufak lokanta. Genellikle bir tezgah çevresinde oturulan. Hafif yemek yenen yer. Büfe.

Snagging : Engellemek. Takılmak. Çıkıntı alma. Tökezleme. Tökezlemek. Takılma. Nehir dibini köklerden temizlemek. Takmak. Parça döküm taşlama.

 

İngilizce Snags Türkçe anlamı, Snags eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Snags ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hurdled : Sorun. Halletmek. Engel (yarışlarda). Engelli koşu yapmak. Güçlük. Çit çekmek. Engellerle kuşatmak. Engeli aşmak. Üstesinden gelmek.

Bodycheck : Engelleme. Perdelemek. Perdeleme. (spor) karşı takım oyuncusunu engellemek için vücudu kural dışı şekilde kullanmak (özellikle de hokey ve futbolda).

Denticulated : Çentikli. Dişli.

Banters : Dalga geçmek. Takılma. Alay. Hafif konuşma. Şaka. Şaka yapmak. Şakalaşmak. Takılmak (argo terim). Sohbet.

Avoid : Önlemek. Kurtulmak. Korunmak. Atlatmak. Sakınmak. Geçiştirmek. Kaçınmak. Yanaşmamak. Engel olmak.

Raised : Kabarık. Kabartma. Mayalı. Zamlı. Kalkık. Yükseltilmiş. Mayalanmış. Yükselmiş.

Salient : Atlayan. Sıçrayan. Fışkıran. Dikkat çeken. Belirgin. Çıkık. Dikkat çekici. İstihkam dış açısı. Göze çarpan.

Ramifications : Şube. Kollara ayrılma. Dallanıp budaklanma. Dallanma. Sonuç. Kol. Çaparız. Dal.

Blunder : Acemileşmek. Gaf yapmak. Gaf. Hata yapmak. Sendelemek. Pot kırmak. Düşünmeden söylemek. Çam devirmek. Pot.

Protuberant : Dışarı fırlamış. Dışa çıkık. Dışarı uzanmış. Şiş. Tümsek. Yumru gibi. Çıkık. Dışarı çıkmış. Kabarık.

Snags synonyms : entangles, chaffs, chipped, entanglements, knob, baulked, chaff, halted, catches, attaching, bother, prominent, attach, bothering, slashing, gnarl, baulks, protruding, banter, hitch, hurdle, shackle, blundered, assemble, averts, bumbles, bulgy, be fastened, snag, fluffing, assembles, balking, barricading.

Snags zıt anlamlı kelimeler, Snags kelime anlamı

Unhitch : Çözmek. Serbest bırakmak. Yerinden çıkarmak. Açmak.