Take a picture türkçesi Take a picture nedir

  • Resim çekmek.
  • Resim çek.
  • Fotoğraf çekmek.

Take a picture ile ilgili cümleler

English: Can I take a picture here?
Turkish: Burada bir fotoğraf çekebilir miyim?

English: Ali wants me to take a picture of his new car.
Turkish: Ali yeni arabasının bir resmini çekmemi istiyor.

English: Could you take a picture of me?
Turkish: Bir fotoğrafımı çekebilir misiniz?

English: All you have to do to take a picture is push this button.
Turkish: Bir resim çekmek için yapmanız gereken bütün şey bu düğmeye basmaktır.

English: Ali wants to take a picture of it.
Turkish: Ali bunun bir fotoğrafını çekmek istiyor.

Take a picture ingilizcede ne demek, Take a picture nerede nasıl kullanılır?

Take : Tutuş. Alınan taş. Pay. Reaksiyon. Etkili olmak. Avalanan hayvan miktarı. Yazmak. (sınava) girmek. Kavramak. Tepki.

A : Miktar belirtir. Amperin simgesi. Atom ağırlığı. Pek iyi. İngiliz alfabesinin birinci harfi. (herhangi) bir. La (müzik terimi). Belirli bir tür veya nitelikteki. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. Herhangi bir.

Picture : Pek güzel kimse ya da şey. Film. Hayal etmek. Resim. Görüntü. Keste. Tasavvur etmek. Fotoğraf. Tasvir. Canlandırmak.

Take a back : Kendini göstermemek. Arka planda kalmak.

Take a back seat : Geri plana çekilmek. Arka planda yer almak. Geri planda yer almak. Arka planda kalmak. Bir kenara çekilmek. Ön plana çıkmamak. Önemini yitirmek. Kenara çekilmek. Köşesine çekilmek.

 

Take a bashing : Sopa yemek. Dayak yemek.

Take a bad turn : Kötü yönde değişmek.

Take a bearing : Kerteriz almak. Kerteriz etmek.

Take a break : Teneffüse çıkmak. Aralık vermek. Mola vermek. Paydos etmek. Aktivitelerde kısa bir araya giden. Ara vermek. Mola alan.

Take a breath : Nefes almak. Soluklanmak. Ferahlamak. Soluk almak.

İngilizce Take a picture Türkçe anlamı, Take a picture eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Take a picture ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Shoot : Avlak. Fotoğraf çekme. Füze fırlatma. Sepete atış. Sürgün. Filiz. Perdahlamak (kereste). Çevirim eylemi. Yakmak.

Photograph : Resim. Resmini çekmek. Resim vermek. Fotoğraf. Fotoğraflamak. Fotoğrafını çekmek. Fotoğraf aygıtıyla fotoğraf elde etmek. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Take a picture synonyms : take a photograph, take a photo, taken a picture, took a picture.