Took a vow türkçesi Took a vow nedir

  • Adak adamak.

Took a vow ingilizcede ne demek, Took a vow nerede nasıl kullanılır?

Took : Kabul edilmek. Etkili olmak. Atlatmak. Kaplamak. Yapmak. Yakalamak. Yanmak. Tahammül etmek. İcap etmek. Elde etmek.

A : Atom ağırlığı. Pek iyi. Bir. Amperin simgesi. Belirli bir tür veya nitelikteki. Miktar belirtir. Argonun simgesi. La (müzik terimi). En yüksek not. (herhangi) bir.

Vow : Sayrılıktan sağalma, çocuk sahibi olma, evlenme, zor bir durumdan kurtulma vb. amaçlara yönelik isteklerin yerine getirilmesi için yüce varlıklara, ermişlere, tapınaklara, yatırlara, ziyaretlere adanan oruç, kurban, yiyecek, eşya vb. Doğaüstü güç, nesne ya da varlıklara dilekte bulunan birey ya da toplulukların, isteklerinin gerçekleşmesi durumunda, yerine getirmeye söz verdikleri adamak eylemi, bk. adak. Yemin. Adak. Ant. Yerine getirileceğine söz verilen böcek yutma, mum yakma, oruç tutma, besin sunma, su dökme, kurban kesme, şenlik yapma gibi adamak eylemi ya da adanılan şeylerden her biri. bk. adak yapmak, yakarı, cancılık, tapıncak. Yemin etmek. Adak yapmak. Ant içmek.

Took a bath : Yıkanmak. Banyo yapmak.

Took a beating : Dayak yiyen. Vurulan. Bir darbe alan. Tekme tokat girişilen. İsabet alan.

Took a chance on : Riskli bile olsa birşeyi denemek. Şans tanımak.

 

Took action : Birşey yapan. Faaliyete geçen. Harekete geçen.

Took a seat : Oturmak.

Took advantage of : Faydalanan. Yararlanmak. İstifade eden. Nemalanmak. İyi niyetini kötüye kullanmak. -den yararlanmak. -den istifade etmek. Çıkar sağlayan. -den faydalanmak. Yararlanan.

Things took a turn : Bir değişim oldu. İşler değişmeye başladı. İşler döndü. İşler dönmeye başladı.

İngilizce Took a vow Türkçe anlamı, Took a vow eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Took a vow ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Take a vow : Yemin etmek. Ant içmek.

Consecrate : Adamak. Vakfetmek. Vermek (dini bir törenle belirli bir unvan). Tahsis etmek. Kutsallaştırmak. Takdis etmek. Kutsal sayılmak. Hasretmek. Kutsamak.

Consecrating : Adamak. Kutsallaştırmak. Kutsal sayılmak. Hasretmek. Vermek (dini bir törenle belirli bir unvan). Kutsamak. Vakfetmek. Takdis etmek. Tahsis etmek.

Consecrates : Tahsis etmek. Vakfetmek. Adamak. Hasretmek. Takdis etmek. Kutsallaştırmak. Kutsamak. Vermek (dini bir törenle belirli bir unvan). Kutsal sayılmak.

Vowing : Ant. Adak. Ant içmek. Ahdetmek. Adamak. Yemin etmek. Taahhüt etmek. Yemin.

Make a vow : Yemin etmek. Ant içmek.

Took a vow synonyms : made a vow, taken a vow.