Vow türkçesi Vow nedir

  • Doğaüstü güç, nesne ya da varlıklara dilekte bulunan birey ya da toplulukların, isteklerinin gerçekleşmesi durumunda, yerine getirmeye söz verdikleri adamak eylemi, bk. adak.
  • Sayrılıktan sağalma, çocuk sahibi olma, evlenme, zor bir durumdan kurtulma vb. amaçlara yönelik isteklerin yerine getirilmesi için yüce varlıklara, ermişlere, tapınaklara, yatırlara, ziyaretlere adanan oruç, kurban, yiyecek, eşya vb.
  • Yerine getirileceğine söz verilen böcek yutma, mum yakma, oruç tutma, besin sunma, su dökme, kurban kesme, şenlik yapma gibi adamak eylemi ya da adanılan şeylerden her biri. bk. adak yapmak, yakarı, cancılık, tapıncak.
  • Ant.
  • Adak.
  • Yemin.
  • Yemin etmek.
  • Ant içmek.
  • Adak yapmak.

Vow ile ilgili cümleler

English: Ali vowed to rescue Mary.
Turkish: Ali Mary'yi kurtarmak için söz verdi.

English: He vowed to avenge his friend's death.
Turkish: O, arkadaşının ölümünün intikamını almak için yemin etti.

English: French has many more vowels than Japanese.
Turkish: Fransızcanın Japoncadan daha çok ünlü harfleri var.

English: Ali vowed he'd never do it.
Turkish: Ali onu yapmayacağına yemin etti.

English: Ali vowed to do everything within his power to protect the local wildlife.
Turkish: Ali yerel doğal yaşamı korumak için gücü dahilinde her şeyi yapmaya söz verdi.

 

Vow ingilizcede ne demek, Vow nerede nasıl kullanılır?

Vow not to do it again : Tövbe etmek.

Be under a vow : Ant içmiş olmak. Yeminli olmak.

Made a vow : Adak adamak.

Make a vow : Yemin etmek. Adak adamak. Ant içmek.

Marriage vow : Evlilik yemini.

Vowed : Ant içmek. Adaklı. Yemin etmek. Ant içilmiş. Ahdetmek. Adamak.

Vowel letters : Ünlü harfler. Ciğerlerden gelen hava akışını kesmeden telaffuz edilen harfler (a, e, i gibi). Sesli harfler.

Took a vow : Adak adamak.

Vowel ephenthesis : İç seste ünlü türemesi. Türkçenin hece yapısına aykırı olan yabancı kelimelerde söyleyişi kolaylaştırmak, türkçe kelimelerde de anlama güç katmak üzere kelimenin iç sesinde ünlü türemesi olayı. başlıca türleri şunlardır: iki ünsüzle başlayan tek heceli yabancı kelimelerde iki ünsüz arasında: tren > tiren, grup > gurup, kral > kıral, klüp > kulüp vb. || sonu iki ünsüzle biten tek heceli yabancı kelimelerde ünsüzler arasında: akl > akıl, fikr > fikir, ömr > ömür, lutf > lutuf, zikr > zikir vb. || güçlendirme ve küçültme sıfatları yapan ekler almış bazı türkçe kelimelerde kelime ile ek arasında: az-cık > az-ı-cık; dar-cık > dar-a-cık, güp-gündüz > güp-e-gündüz, yap-yalnız > yapa-yalnız, sap sağlam > sap-a-sağlam vb. bk. ünlü türemesi.

Vowel : Ünlü harf. Sesli. Ünlü. Ciğerlerden gelen havanın ağız kanalında herhangi bir engele uğramadan yalnız ses yolundaki daralma veya genişleme ile çeşitlenen, dil ve dudakların oluşturduğu ses: a, e, ı, i, o, ö, u, ü. Sesli harf.

İngilizce Vow Türkçe anlamı, Vow eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Vow ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Swears : Yemin ettirmek. Küfür etmek. Küfretmek. Yeminle söylemek. Sövmek. Küfürü basmak. Yemin billah etmek. Lanet okuma.

Plight : Söz. Vaat. Söz kesmek. Durum. Söz takmak. Söz vermek. Vaade bulunmak. Ciddi durum. Bağlılık sözü. Kötü durum.

Forswore : Yeminle reddedilen. Tövbe etmek. Yeminle inkar etmek.

Oath : Ahit. Sövgü. Kesin yemin. Andiçme. Küfür. Lanet.

Davy : Bir soyadı. Batı virginia eyaletinde yerleşim yeri. Bir erkek adı. Sir humphry davy (1778-1829). İngiliz bir kimyager. Yeminli beyan.

Sacrament : Hz isa´dan kaynaklanan ve papaz aracılığıyla yapılan kutsal bir işlem. Kutsal varlık. Ayin. Dini tören. Dinsel tören.

Sacraments : Ayin. Hz isa´dan kaynaklanan ve papaz aracılığıyla yapılan kutsal bir işlem. Dini tören. Dinsel tören. Kutsal varlık.

Take an oath : Ahdetmek. Söz vermek. Yemin billah etmek.

Offerings : Teklif. Kilisede toplanan para. Teklifler. Öneriler. Sunuş. Bağış. Kurban.

Engage : Kullanmak. Angaje etmek. İşe almak. Çarpışmaya girmek. Tutmak. Söz vermek. Verginle tutmak. Tutturmak. Taahhüt etmek. Garanti etmek.

Vow synonyms : oblation, swear blind, affiance, taking an oath, juration, vowed, votive, swear, make a vow, threat, adjurations, oaths, forswears, threats, promise, attestations, oblations, threating, votive offering, give word swear, adjuration, professions, betroth, take the pledge, objure, take a vow, the profession, attestation, offering, forswear, vows, vowing, forswearing.

Vow ingilizce tanımı, definition of Vow

Vow kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A solemn promise made to God, or to some deity. To give, consecrate, or dedicate to God, or to some deity, by a solemn promise. An act by which one consecrates or devotes himself, absolutely or conditionally, wholly or in part, for a longer or shorter time, to some act, service, or condition. A devotion of one`s possessions. A vow of poverty. As, a baptismal vow. To make a vow, or solemn promise. To devote. To promise solemnly.