Yemin nedir, Yemin ne demek

Yemin; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

Hukuki terim anlamı:

and. ~ etmek: and içmek.

Yemin hakkında bilgiler

Yemîn veya and, bir şeyi yapacağına veya yapmayacağına dair, genellikle kutsal kabul edilen bir varlık üzerine verilen söz. Kökeni tarih öncesi dönemlere dayanan ve genel olarak dinî bir mana içeren yemîn veya and içme törenleri, günümüzde bazı seküler kurumlarda görev başı yapan kimseler tarafından da görevin hakkıyla yerine getirileceğine dair söz vermekte kullanılır.

Arapça kökenli bir kelimedir. Sözcük anlamı sağ el, bereket, güç, kuvvet demektir. Türkçe'ye İslam dini ile birlikte yerleşmiştir. Yemin İslamiyet içerisinde daha çok Allah'ın isimleri veya zâtî sıfatlarından birisi anılarak yapılır. Bu kavramın, kelimenin anlamı ile bağlantısı şu şekilde açıklanır: "Yeminin söze güç kuvvet katması ve yeminleşenlerin sağ ellerini birbirlerine vurmalarıdır."

Yemin ile ilgili Cümleler

  • Yemin ederim onu asla incitmem.
  • Bir şey görmediğime yemin ederim.
  • Yemin ederim yine ne aptallık yaptığımın farkında değilim.
  • Kendi şarkımdaki sözleri hatırlayamam, yemin ederim.
  • Yemin ediyorum, hayatımda ilk defa böyle pis laf yedim!
  • Ali sırdan kimseye bahsetmediğine yemin etti.
  • Seni her zaman koruyacağıma yemin ederim.
  • Ali onu yapmayacağına yemin etti.
  • Bir daha olmayacak, yemin ederim.
  • Yemin ederim, ben bir şey yapmadım.
  • Yemin ederim yalan söylemiyorum
  • Yemin ederim, bir uzaylı gördüm!
  • Yemin ederim ben de kimseyi incitmek istemezdim.
  • O, arkadaşının ölümünün intikamını almak için yemin etti.
 

Yemin anlamı, kısaca tanımı:

Yemin etmek : Ant içmek.

Yemin etsem başım ağrımaz : "gerçek olduğuna korkmadan yemin ederim" anlamında kullanılan bir söz.

Yemin içmek : Ant içmek.

Yemin vermek : Ant vermek.

Yemin verdirmek : Ant içirmek.

Yemini basmak : Çabuk ve kuvvetli olarak yemin etmek.

Yemin billah : Tanrı'nın adını anıp yemin ederek.

Yemin kasem : Yemin ederek.

Yemin töreni : Güvenlik görevlilerinin, askerlerin veya bir makama seçilenlerin göreve başlamadan önce edecekleri yemin için düzenlenen tören.

Yeminli : Açıklamasını yemin ederek yapan. Bir şeyi yapmaya veya yapmamaya yemin etmiş kimse. Bazı mesleklerde işini doğru yapacağına dair noter veya odalardan onay almış olan (kimse).

Yeminsiz : Yemine dayanmayan.

Büyük yemin etmek : Bir şeyi yapmamak konusunda en kutsal şeyler üzerine ant içmek.

Doğru söz yemin istemez : "sözün doğruluğunda kuşku yoksa yemine gerek yoktur" anlamında kullanılan bir söz.

İki emini bir yemin aralar : "birbirinin doğruluğuna güvenerek birlikte iş yapmakta olan iki kişiden biri, hile yapmadığına arkadaşını inandırmak için yemin ediyorsa artık güven bozulmuş demektir, ayrılmaları gerekir" anlamında kullanılan bir söz.

Yalan yere yemin etmek : Gerçeğe uygun olmayarak, doğru olmadığını bile bile yemin etmek.

Yüğrük at yemini artırır : "bir işte üstün çaba gösterenler karşılık iyi olarak görürler" anlamında kullanılan bir söz.

 

Yapma : Yapay. Yapmak işi. Yapmacık, sahici karşıtı.

Genel : Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan. Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Bir genelleme sonucunda elde edilen. Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne).

Kutsal : Güçlü bir dinî saygı uyandıran veya uyandırması gereken, kutsi, mukaddes. Tanrı'ya adanmış olan, tanrısal olan. Tapınılacak veya yolunda can verilecek derecede sevilen, kutsi, mukaddes, lahut. Bozulmaması, dokunulmaması, karşı çıkılmaması gereken, üstüne titrenilen.

Kabul : Bir yere alınma. Konukları veya işi olanları yanına, katına alma. Bir öneriyi uygun bulma, onaylama. Akseptans. Sunulan bir şeyi, armağanı alma. Bir şeye isteyerek veya istemeyerek razı olma.

Varlık : Ömür, hayat. Var olma durumu, mevcudiyet. Önemli, yararlı, değerli şey. Kalıcı olan, gelip geçici olmayan şey. Canlı varlıkların sayısal yoğunluğu veya dağılımı, popülasyon. Para, mal, mülk, zenginlik, variyet. Var olan her şey.

Köken : Kavun, karpuz, kabak vb. bitkilerin toprak üstünde yayılan dalları. Bir malın üretildiği veya yapıldığı, alındığı, getirildiği yer, menşe, orijin. Tulumbacı hortumlarının uç kısmındaki sarı maden sap. Bir şeyin çıktığı, dayandığı temel, biçim, neden veya yer, menşe. Soy, asıl.

Tarih : Tarih dersi. Tarih kitabı. Bir konuyu geçmişi ve gelişimi içinde inceleyen anlatı. Bir olayın gününü, ayını ve yılını bildiren söz. Toplumları, milletleri, kuruluşları etkileyen hareketlerden doğan, olayları zaman ve yer göstererek anlatan, bu olaylar arasındaki ilişkileri, daha önceki ve sonraki olaylarla bağlantılarını, karşılıklı etkilenmeleri, her milletin kurduğu medeniyeti inceleyen bilim.

Ant : Tanrı'yı veya kutsal bilinen bir kişiyi, bir şeyi tanık göstererek bir olayı doğrulama, yemin, kasem. Kendi kendine söz verme, ahit.

Yemin billah etmek : Tanrı adını anarak ant içmek. İlgili cümle: "“Bir yandan inliyor, bir yandan da yemin billahlar ediyordur.”" S. Birsel.

Yemin billah vermek : yemin etmek.

Yemin çekmek : Yemin etmek

Yemin özel dinamik etkisi : Hayvana fazla miktarda yem verildiğinde ısı üretiminin aniden artması ve yemle aldıkları enerjinin bir kısmını ısı enerjisi olarak çevreye yaymalarıyla oluşan yemlemeye bağlı ısı artışı.

Yemin urmak : Yemin etmek, ahdetmek.

Yemin verdirmek : ant içirmek. İlgili cümle: "“Hey, aklıevvel kadın! Nasıl bir yemin ettirmek niyetindesin bize?”" N. Hikmet.

Yeminli mali müşavir : Yeminli mali müşavirlik ruhsatı olan gerçek kişi.

Yeminli mali müşavirlik : Serbest muhasebeci mali müşavirlik işlerini yapan ancak defter tutma, muhasebe bürosu açma veya ortak olma hakkı olmayan ve yasa kapsamında çıkartılan yönetmelik çerçevesinde gerçek ve tüzel kişilerin veya bunların teşebbüs ve işletmelerinin mali tablolarının ve bildirim belgelerinin mevzuat hükümleri, muhasebe prensipleri ile muhasebe standartlarına uygunluğunu ve hesapların denetim standartlarına göre incelediğini tasdik etmek üzere görev, yetki ve sorumlulukları yasalarla belirlenen serbest meslek.

Yeminli mali müşavirlik ruhsatı : En az on yıl serbest muhasebeci mali müşavirlik yapma ve yeminli mali müşavirlik sınavını verme koşullarını yerine getirenlere veya meslek alınanda profesörlük ünvanını almış olanlara verilen belge.

Yeminni : Yeminli

Diğer dillerde Yemin anlamı nedir?

İngilizce'de Yemin ne demek? : n. adjuration, attestation, oath, profession, sacrament, vow

Fransızca'da Yemin : serment [le]

Almanca'da Yemin : n. Beteuerung, Eid

Rusça'da Yemin : n. клятва (F), присяга (F), зарок (M), уверение (N)

adj. клятвенный