Negotiatory türkçesi Negotiatory nedir

  • Müzakere ile ilgili.
  • Görüşme(ler) ile ilgili.
  • Arabulucu ile ilgili.
  • Müzakerelere ait veya ilgili.
  • Görüşmelere ilişkin.

Negotiatory ingilizcede ne demek, Negotiatory nerede nasıl kullanılır?

Negotiator : Delege. Müzakereye memur kimse. Görüşmeci. Arabulucu. Murahhas. Temsilci.

Negotiators : Görüşmeci. Murahhas. Temsilci. Arabulucu. Müzakereye memur kimse. Delege.

Negotiate : Aşmak. Geçmek. Devretmek. Rahatça geçmek. Müzakerede bulunmak. Tartışmak. Zor bir durumu atlatmak. Akdetmek. Başarmak. Paraya çevirmek.

Negotiate a curve : Virajı almak. Dönüş yapmak (araçta).

Negotiated : Halledilmiş. Görülmüş. Sonuca bağlanmış. Ayarlanmış. Giderilmiş veya aşılmış (engel hakkında). Ciro edilmiş. Uzlaşmaya varılmış. Devredilmiş. Müzakere edilmiş. Müzakere konusu olan.

Negotiation : Görüşme. Kırdırma (senet). Görüşme yöntemi. Pazarlık. Anlaşmaya varma. Müzakere. Ciro etme (çek veya bono). Zor bir durumu atlatma. Aşma.

Negotiates : Paraya çevirmek. Ciro etmek (çek veya bono). Ciro etmek. Pazarlık etmek. Başarmak. Geçmek. Kırdırmak. Müzakerede bulunmak. Aşmak. Zor bir durumu atlatmak.

Negotiating bank : Aracı banka. Adına akreditif açılan tarafın seçmiş olduğu aracı banka. Akreditifin devir olanağı tanıması durumunda. Akreditif lehtarının seçmiş olduğu aracı banka. İştira bankası.

 

Negotiating : Pazarlık etme. Görüşme. Mütedavil. Müzakerede bulunma eylemi. Mutavassıt. Tartışma. Takas etme.

Negotiated binds : Görüşülmüş bağdaştırmalar.

İngilizce Negotiatory Türkçe anlamı, Negotiatory eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Negotiatory ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Go between : Ara buluculuk yapmak. Vasıtacı. Arasında gidip gelmek. Arabulucu. Aracı olmak. Aracı. Araya girmek.

Negotiant : Görüşme yapan kimse. Görüşmeci. Arabulucu. Müzakere şartlarını görüşen kimse. Müzakereci.

Communicator : Konuşkan kimse. İletişimci. Konuşma aygıtı. Sinyal cihazı. İletişimi sağlayan kişi veya şey. Haber verici.

Bargainer : Pazarlık eden kimse. Görüşmeci. Pazarlıkçı.

Treater : Muamele eden kimse. İkramı yapan. İlgilenen kimse. Geliştiren kimse. Müzakere eden. İşlem yapan kimse. Davranan. Muameleyi yapan. Ziyafet veren kimse. Eğlendiren.

Intermediator : Aracı olan. Arabulucu. Müdahale eden. Arabulucu kimse. Ara bulan. Aracı kimse.

Settler : İskan edilen bir yere yerleştirilen kimse. Yerleşen. Son darbe. İskan edilen bir yere yerleşen kimse. Susturan cevap. Yeni bir yere gidip yerleşen kimse. Son söz. Yerleşimci. Yeni yere yerleşen kimse. Göçmen.

Mediator : Aradüzelten. Aracı. Hakem. Arabulucuk yapan. Mediyatör. Biyoloji, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Arabulucu. Reseptörle efektörü bağlayan sinir hücresi. metabolik bir yolu etkileyen herhangi bir enzim ya da hormon. Uzlaştırıcı. Ara bulucu.

Negotiatrix : Müzakereleri yöneten kadın. Kadın görüşmeci. Kadın arabulucu.

 

Holdout : Daha iyi şartlar elde etmeyi ümit ederek bir anlaşmanın imzalanmasını erteleyen kimse. Bir şey yapmayı reddetme. Anlaşmazlık. İşi kolaylaştırmayı reddeden kimse. Reddetme. Anlaşmayı reddetme. Anlaşmayı erteleyen. Anlaşmayı imzalamayı reddeden kimse. Sözleşme imzalamayı reddetme. İşbirliği yapmayı reddeden kimse.

Negotiatory synonyms : compromiser, intercessor, intermediary, representative, negotiatress.

Negotiatory ingilizce tanımı, definition of Negotiatory

Negotiatory kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Of or pertaining to negotiation.