Communicator türkçesi Communicator nedir
- Konuşma aygıtı.
- İletişimci.
- Konuşkan kimse.
- Haber verici.
- İletişimi sağlayan kişi veya şey.
- Sinyal cihazı.
Communicator ile ilgili cümleler
English: We are the great communicators.
Turkish: Biz büyük iletişimcileriz.
English: Ali is a good communicator.
Turkish: Ali iyi bir iletişimci.
Communicator ingilizcede ne demek, Communicator nerede nasıl kullanılır?
Communicators : Haber verici. Konuşkan kimse. İletişimi sağlayan kişi veya şey. İletişimci. Konuşma aygıtı. Sinyal cihazı.
Communicatory : Bilgi niteliğinde. İletişim sağlayabilen. İletişim kurabilen.
Excommunicator : Hristiyan ayinlerine kabul etmeyen. Mahrum eden. Kiliseden aforoz eden. Cemaatten tardeden.
Excommunicators : Bir kilise veya diğer organizasyona üyelikten men eden (dışarı atan) kimse. Kiliseden aforoz eden. Cemaatten tardeden. Bir diğerini afaroz eden kimse. Mahrum eden. Afarozcu. Hristiyan ayinlerine kabul etmeyen.
Communicate : Haberleşmek. Birbirine açılmak (odalar). Bağlantılı olmak. İçini dökmek. İletmek. Birbirine açılmak. Temasa geçmek. Geçirmek. Komünyon vermek. Anlatmak.
Communication : Düşünce ve duyguların bireyler, toplumsal kümeler, toplumlar arasında söz, el-kol devimi, yazı, görüntü vb. aracılığı ile değiş tokuş edilmesini sağlayan toplumsal etkileşim süreci. Bilgisayar, bilişim, biyoloji, eğitim, fizik, gramer, sinema, televizyon, sosyoloji alanlarında kullanılır. Haber (mektup veya not veya telgraf gibi iletilen). Bir yerden, bir kişiden, bir makineden bir başkasına, herhangi bir ortamdan yararlanarak bilgi gönderme. Kişiler arasında duygu, düşünce, bilgi, haber alış verişi. bu alış verişte, kaynak durumunda olan kimsenin ortaya koyduğu ya da koymak istediği anlam ile bunu algılayanın buna verdiği anlam arasındaki özdeşlik, benzerlik ya da uyuşum ilişkisi. Temas. Ç.komünikasyon jüyesi. Kominikasyon. Bir düşüncenin, bir duygunun yüz anlatımı, el, kol ve baş hareketleri, konuşma yoluyla ya da yazı, telefon, radyo, televizyon gibi bildirişim araç ve gereçlerinden yararlanarak bir kimseden başka bir kimseye iletimi. Bir bilginin, bir haberin, bir niyetin, bir konuşmanın ilkel veya gelişmiş bir işaret sisteminden yararlanılarak bir zihinden başka bir zihne yahut da bir merkezden başka bir merkeze ulaştırılması. dil en önemli iletişim aracıdır.
Communicating : Tebliğ. Bilgi aktarma faaliyeti ile ilgili. İlişki kurma. İlbağ.
Communicate with : Haberleşmek. Açılmak (bir oda başka bir odaya). İletişim kurmak. İletişmek. Görüş alışverişi yapmak.
Communicated : Bildirmek. Temasa geçmek. İçini dökmek. Dertleşmek. Tebliğ etmek. İletişim kurmak. İletmek. Bulaştırmak. Komünyon vermek. Haberleşmek.
Communication airplane : Muhabere uçağı.
İngilizce Communicator Türkçe anlamı, Communicator eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Communicator ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Telepathist : Telepatist. Telepati kabiliyeti olan.
Waffler : Cevap vermekten kaçar bir şekilde konuşan veya yazan kimse veya. Baştan savma bir şekilde konuşan veya yazan kimse.
Source : Haber kaynağı. Sebep. (bilgi veya haber) kaynağını belirtmek veya vermek. Kaynakça. Göze. Memba. Tedarik etmek. Uzay, madencilik alanlarında kullanılır. Yararlanılan kaynak. Edinmek.
Warner : Güney dakota eyaletinde yerleşim yeri. New hampshire eyaletinde yerleşim yeri. Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri. Bir soyadı. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri.
Organs of speech : Ses örgenleri. Çeşitli hareketlerle konuşma faaliyetini gerçekleştiren diyafram, gırtlak, kıkırdaklar, ses telleri, ses yarığı, yutak, damak, dil, ağız gibi organların bütünü. Konuşma organı. Ses organları. Ses aygıtı. Ses kılganları. Konuşma işleminin gerçekleşmesini sağlayan organlar: ciğerler, diyafram, gırtlak, ses telleri, boğaz, ağız kanalı, geniz, dil, dişler, dudaklar, damak, gırtlak kapağı.
Affirmer : Doğrulayan kimse. Beyan eden kimse. İleri süren kimse.
Negotiant : Görüşmeci. Müzakere şartlarını görüşen kimse. Görüşme yapan kimse. Arabulucu. Müzakereci.
Wirer : Kablolama yapan işçi. Kablo döşeyen kimse. Kablolama yapan kişi. Sepetle avlama yapan kimse. Telgraf gönderen kişi. Kablocu.
Respondent : Savunan kişi. Cevap veren. Savunma yapan. Sanık. Muhatap. Denek. Davalı. Karşılık veren. (anket ya da araştırmada) katılımcı. Bir soruşturu ya da görüşmede bilgi alınmak üzere kendisine soru yöneltilen ve soruya amaca uygun olarak yanıt veren kişi.
Roarer : Kükreyen kimse veya şey. Haykıran bağırıp çağıran kimse.
Communicator synonyms : rumourmonger, publiciser, allegorizer, publicizer, popularizer, allegoriser, signaler, shouter, populariser, vulgariser, asseverator, newsperson, bellower, mental telepathist, rambler, yapper, person, signaller, chatterbox, rumormonger, writer, premonitory, mortal, communicators, disseminator, talkers, promiser, swearer, laudator, conferee, someone, confessor, newsmonger.
Communicator ingilizce tanımı, definition of Communicator
Communicator kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who communicates.

Bu kısımda Communicator kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Communicator ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Communicator anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Communicator ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.