Konuşmacı nedir, Konuşmacı ne demek
- Bir topluluk karşısında etkili, açık, düzgün konuşarak düşüncesini anlatmada, duygusunu aşılamada yetenekli kimse, hatip, konferansçı

"Konuşmacı" ile ilgili cümle
- "Dinleyiciler konuşmacıyı dikkatle dinlediler."
İngilizce'de Konuşmacı ne demek? Konuşmacı ingilizcesi nedir?:
speaker
Konuşmacı anlamı, kısaca tanımı:
Konuşma : Konuşmak işi. Görüşme, danışma, müzakere. Dinleyicilere bilim, sanat, edebiyat vb. konularda bilgi vermek için yapılmış olan söyleşi, konferans.
Konuş : Bütün imkânlar göz önünde tutularak kara, hava ve deniz birliklerinin yerleştirilmesi biçimi. Konma işi. Konum.
Konuşmacılık : Konuşmacı olma durumu, hatiplik, konferansçılık.
Topluluk : Müzik eserlerini birden fazla ses veya sazla seslendirmek için oluşturulan grup, ansambl. Vücudun dolgun olma durumu. Nitelikleri bakımından bir bütün oluşturan kimselerin hepsi, toplum, camia, cemiyet. Aynı yerde bulunan insan kalabalığı. Aynı türden canlıların bir araya gelmesiyle oluşan küme. Sanatçı grubu.
Etki : Bir etken veya bir sebebin sonucu, yardım. Bir kimse üzerinde bırakılan izlenim. Bir kimse veya nesnenin başka bir kişi veya şey üzerindeki gücü, tesir.
Düzgü : Norm.
Düşünce : Niyet, tasarı. Dış dünyanın insan zihnine yansıması. Tasa, kaygı, sıkıntı. Uzay ve zamanın ötesinde, öznenin dışında, kendiliğinden var olan, duyularla değil, yalnızca ruhen algılanabilen asıl gerçeklik, mütalaa, fikir, ide, idea. İlke, yönetici sav.
Anlatma : Anlatmak işi, ifham, ilam, tefhim.
Duygu : Duyularla algılama, his. Belirli nesne, olay veya bireylerin insanın iç dünyasında uyandırdığı izlenim. Nesneleri veya olayları ahlaki ve estetik yönden değerlendirme yeteneği. Kendine özgü bir ruhsal hareket ve hareketlilik. Önsezi.
Aşılama : Aşılamak işi, telkih. Aşılanmış (ağaç). Soğuğa sıcak, sıcağa soğuk su katma. Yeni aşılanmış ağaç. Bitkilerin aşı yoluyla üretilmesi, ilkah. Bu yolla elde edilmiş.
Konuşmacı ile ilgili Cümleler
- Bütün doğal diller eşit derecede -fakat farklı şekillerde- karmaşıktır. Malayca dilbilgisi basittir, fakat görünüşte birbirine eşdeğer birçok kelime arasında kişinin tercihi, konuşmacının ve dinleyicinin sosyal statüsünden etkilenir.
- Konuşmacı ders notlarını düzenledi.
- Seyirciler alkışlarla konuşmacıya tepki gösterdi.
- Odanın arkasındaki kişiler konuşmacıyı duyamıyordu.
- Konuşmacı siyasi dünyadaki yozlaşmayı ima etti.
- Ali hızlı bir konuşmacı.
- O, konuşmacıyı dikkatle dinledi.
- Dravidyan dillerinden, Telugu, Tamil, Kannada ve Malayalam çok konuşmacıya sahip.
- Konuşmacı mesajını dinleyicilere anlatamadı.
- Konuşmacının şakasına herkes güldü.
- Konuşmacıyı ne görebildim ne de duyabildim.
- Ali mükemmel bir konuşmacı.
- Konuşmacı, teoriyi örneklerle açıkladı.
Diğer dillerde Konuşmacı anlamı nedir?
İngilizce'de Konuşmacı ne demek? : n. lecturer, speaker, debater, orator, talker
Fransızca'da Konuşmacı : interlocuteur/trice [le][la]
Almanca'da Konuşmacı : n. Festredner, Redner, Rhetor

Bu kısımda Konuşmacı nedir? Konuşmacı ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Konuşmacı tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Konuşmacı hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.