Treater türkçesi Treater nedir

  • İkramı yapan.
  • Geliştiren kimse.
  • Müzakereci.
  • İkramcı.
  • İlgili olan kimse.
  • Muamele eden kimse.
  • Muameleci.
  • Davranan.
  • İşlem yapan kimse.
  • Arabulucu.
  • Ziyafet veren kimse.
  • Tedavi eden kimse.
  • Tedavi edici.
  • Davranan kimse.
  • Hasta ile ilgilenen kimse.
  • Muameleyi yapan.
  • Eğlendiren.
  • İlgilenen kimse.
  • Müzakere eden.

Treater ingilizcede ne demek, Treater nerede nasıl kullanılır?

Heat treater : Isıl işlemci.

Treaters : Geliştiren kimse. Muamele eden kimse. İlgilenen kimse. Tedavi eden kimse. Hasta ile ilgilenen kimse. Davranan kimse. İlgili olan kimse. İşlem yapan kimse. Ziyafet veren kimse.

Treated : İşlenmiş. Ismarlamak. Muamele etmek. Davranmak. İkram etmek. Tedavi etmek. İşlem görmüş. İşlemek.

Treated sewage : Arıtılmış pissu. İşlenmiş pissu.

Treated water : Arıtılmış su. Temizlenmiş su.

Mistreated : Hor kullanmak. Kötü davranmak. Hırpalanmış. Suistimale uğramış. Mağdur. Kötü muamele görmüş. Kötü davranılmış.

Maltreated : Kötü davranılan. Kötü muamele görmüş. Hırpalamak. Kötü davranılmış. Kötü davranmak. Eziyet etmek. Suistimale uğramış.

Be treated : Muamele görmek. İşlemden geçmek. Tedavi görmek. İşlem görmek. Bakılmak. Tedavi olmak. Davranılmak.

Pretreated : Ön işlenmiş. Önceden işleme tabi tutulmuş. Önceden işlenmiş.

Be treated to something : İkram edilmek. Ismarlanmak (kendisine).

 

İngilizce Treater Türkçe anlamı, Treater eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Treater ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Arbitragers : Hakem. Arbitraj yapan kimse. Komisyoncu. Risksiz bir şekilde eşit olmayan fiyatlardan kar etmek için değişik piyasalarda mal veya yatırım araçları alıp satan kimse (finans). Arbitrajcı.

Arbiters : Söz sahibi. Uyuşmazlığı çözmekle görevli. Efendi. Yargıcı. Belirleyici. Tarafsız kişi. Hakem.

Bargainer : Pazarlık eden kimse. Görüşmeci. Pazarlıkçı.

Representative : Sembolik. Tipik. Aracı olarak başkası adına mal satmakla görevlendirilen ve çoğunlukla yasal çalışma yeri ve elinde malı bulunmayan kişi. Temsilen. Temsil eden. Aracı olarak başkasına mal satmakla görevlendirilen kişi veya işletme. Milletvekili. Temsili. Kişileştiren. Vekil.

Acting : Oyunculukta yorum. bir oyuncunun herhangi bir rolü doğru bir yorumla canlandırması ya da göstermesi. Oyunculuk. Bir tiyatro sanatçısının sahnedeki oyunu. oynanmak üzere yazılmış tiyatro yapıtı. Oyunluktaki belli bir kimseyi canlandırma işi. bu işin yapılış biçimi. Oynama. Yorumlu oyunculuk. Sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Aktörlük. Oyunun kişilerini, olayın çevresini, havasını canlandırma. bu işin yapılışı.

Intermediator : Aracı olan. Müdahale eden. Aracı kimse. Arabulucu kimse. Ara bulan.

Daysman : Aracı. Hakem. (artık kullanılmayan) yargıcı.

Medicals : Tıbbi. Medikal. Sağlık. Tıp. Tıbba ait. İyileştirici. Sıhhi.

Settler : Yerleşen. İskan edilen bir yere yerleşen kimse. Yerleşimci. Göçmen. Yeni bir yere gidip yerleşen kimse. İskan edilen bir yere yerleştirilen kimse. Son söz. Yeni yere yerleşen kimse. Son darbe. Susturan cevap.

 

Intermediaries : Aracı.

Treater synonyms : actings, remedial, curers, distractive, arbitrageurs, go between, treaters, arbiter, assuager, compromiser, carers, arbitrator, intercessor, curer, distracter, deliberating, negotiants, amenders, distracting, mediator, conciliator, arbitrageur, therapeutic, healingly, interceder, amender, conciliators, medical, negotiator, holdout, hospitable, negotiatress, negotiatrix.

Treater ingilizce tanımı, definition of Treater

Treater kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who handles, or discourses on, a subject. One who treats. Also, one who entertains.