Acting türkçesi Acting nedir

  • Temsil.
  • Oynama.
  • Sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır.
  • Oynanmak üzere yazılan bir yapıtın sahnede tiyatro sanatçıları tarafından oynanması.
  • Vekalet eden.
  • Oyunun kişilerini, olayın çevresini, havasını canlandırma. bu işin yapılışı.
  • Oynayış.
  • Hareket eden.
  • Oyunluktaki belli bir kimseyi canlandırma işi. bu işin yapılış biçimi.
  • Oyunculuk.
  • Yorumlu oyunculuk.
  • Vekil.
  • Yapan.
  • Oyun.
  • Oyunculukta yorum. bir oyuncunun herhangi bir rolü doğru bir yorumla canlandırması ya da göstermesi.
  • Yerine bakan.
  • Aktörlük.
  • Davranan.
  • Rol yapma.
  • Bir tiyatro sanatçısının sahnedeki oyunu. oynanmak üzere yazılmış tiyatro yapıtı.
  • Bir olayın kişilerini, çevresini ve havasını sahnede canlandırma sanatı.

Acting ile ilgili cümleler

English: Ali got an acting job in Hollywood.
Turkish: Ali Hollywood'ta bir oyunculuk işi aldı.

English: A man was seen acting suspiciously shortly before the explosion.
Turkish: Patlamadan hemen önce, şüpheli bir biçimde davranan bir adam görüldü.

English: Ali has been acting strangely lately.
Turkish: Ali son günlerde tuhaf şekilde davranıyor.

English: Ali has been acting a little strange lately.
Turkish: Ali son zamanlarda biraz garip davranıyor.

English: Ali has been acting strange lately.
Turkish: Ali son zamanlarda tuhaf davranıyor.

 

Acting ingilizcede ne demek, Acting nerede nasıl kullanılır?

Acting area : Oyun alanı. Oyunun oynandığı alan ya da yükselti.

Acting area instrument : Oyun alanı ışıldağı. Açık havada, gece oynanan oyunlarda oyun alanını aydınlatan aygıt.

Acting area lantern : Açık havada, gece oynanan oyunlarda oyun alanını aydınlatan aygıt. Oyun alanı ışıldağı.

Acting chairman : Vekil başkan.

Acting copy : Oyuncu tarafından kullanılan oyun kopyası. Oyunculuk kopyası.

Direct acting instrument : Dolaysız eylemli alet. Doğrudan eylemli alet.

Direct acting load : Direkt yük.

Acting crazy : Çılgınca davranmak. Cinnet. Delicesine hareket etmek. Delilik.

Acting director : Müdür vekili. Müdüre vekalet eden.

Acting president : Başkan vekili.

İngilizce Acting Türkçe anlamı, Acting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Acting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Mongers : Yapıcı. Satıcı. Çıkaran. İşportacı. Tablacı. Seyyar satıcı. Tüccar. Tacir. Perakendeci tüccar.

Moving : Hareket etme. Duygulandırıcı. Acıklı. Tesirli. Oynak. Etkili. Hareketli. Muharrik. Taşınma.

Performer : Bir konserde bir eseri çalan veya söyleyen kimse. Gitar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. İcracı. Artist. Yorumlayan oyuncu. Rolü yorumlayan oyuncu. Yerine getiren. Oyuncu. Oyunluktaki belli kişiyi canlandırma işini yapan kimse. oynamak işini gerçekleştiren kişi. Sanatçı.

Chouse : Hile. Dolandırmak. Aldatmak.

Stage play : Piyes.

Dancing : Dansederek. Dans. Danseden. Dans etme.

Maker : Yapıcı. Yapımcı. Fail. İmalatçı. Bono imzalayan kimse. Keşideci. İmzalayan kimse. Yaratan.

 

Show biz : Tiyatroculuk. Sinemacılık. Eğlence sanayii. Şov dünyası. Artistlik. Eğlence sektörü.

Canards : Uydurma. Uydurma haber. Kanardlar. Hile. Asılsız haber. Bir hava aracının asıl kanatlarının önünde bulunan sabitleştirilmiş veya hareket ettirilebilir küçük kanatlar (adını birinci dünya savaşı dönemindeki benzer bir uçaktan almıştır).

Disported : Eğlenmek. Oyalanmak. Eğlenme. Oyalanma. Oynamak. Kendini eğlendirmek.

Acting synonyms : method acting, stage business, performing arts, figuration, artifices, doer, barristers, byplay, temporary, dramas, transitional, administrators, playfulness, performance, operated, holiness, dissimulation, dance, commissioner, attorney, indulgers, commissionaire, representment, impermanent, mobile, spectacle, personation, privateers, enactment, funned, attorneys, similes, renditions.

Acting zıt anlamlı kelimeler, Acting kelime anlamı

Inactivity : Avarelik. Tembellik. Üşengeçlik. Hareketsizlik. Etkisizlik. Durgunluk. Tesirsizlik.

Permanent : Perma. Değişmez. Devamlı. Daimi. Temelli. Sabit. Sürekli. Baki. Yerleşik.

Acting ingilizce tanımı, definition of Acting

Acting kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Operating in any way.