Neuromotor türkçesi Neuromotor nedir

  • Sinir kas ilgisi.
  • Nöromotor sistem.
  • Nöromotor.
  • Duyu organları ile dışarıdan alınan duyuları sinirlerle kaslara ileten sistem.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Neuromotor ingilizcede ne demek, Neuromotor nerede nasıl kullanılır?

Neuromodulator : Nöromodülatör. Ana sinapsta ileti aşırımını ayarlayan, presinaptik ucun veya zarın uyarılabilirliğini değiştirerek presinaptik ucun veya postsinaptik zarın cevap verme ihtimalini değiştiren madde.

Neuroma : Sinir hücrelerinden gelişen herhangi bir tümör. Sinir uru. Sinir doku uru. Nevrom. Sinir hücrelerinde oluşan bir tümör. Nörom.

Neuromancer : Siberpunk william gibson tarafından yazılan ödüllü bilimkurgu romanı.

Neuromaste : Nöromast. Bazı balıklarda ve amfibyumlarda mekanik duygu alan bir grup kıl hücresi.

Neuromediator : Sinaps veya kavşaklarda presinaptik uçtan salınan ve karşı taraftaki hücre veya nöroefektör yapının zarında bulunan almaçlara etkiyerek uyarının geçişini sağlayan maddelere verilen ad. Nöromediyatör.

Neuromuscular parasis : Nöromusküler parezis. Vücuttaki iyonize kalsiyum miktarının azalması nedeniyle sinir uyarılarının kas tellerine geçişinin zorlaşması ve kas gerginliğinin azalması sonucu biçimlenen yarı felç durumu.

Neuromuscular : Nöromuskuler. Kaslar ve sinirlerle ilgili (tıp veya medikal terimi). Nöromüsküler.

 

Neuromuscular junction : Motor sinirlerin çizgili kas zarlarıyla birleştiği yer. Sinir-kas kavşağı. Nöromüsküler kavşak. Kassinir kavşağı.

Neuromere : Nöromer. Omurilik sinir çiftlerinin bağlanma noktaları arasındaki parçalar. halkalı solucanlar (annelida) ve eklem bacaklıların (ınsecta) bölütlerindeki gangliyonlar. İnsan beyninin oluşumu ve gelişimi esnasında ortaya çıkan geçici kısım.

Amputation neuroma : Çoğunlukla operasyonla kesilen veya travma sonucunda kopan sinirlerde rejenerasyonun başarılı olamaması sonucu, zedelenme alanında yoğun kollajen, rejenere akson parçaları ve schwann hücrelerinin düzensiz çoğalması sonucu oluşan anormal doku kitlesi, travmatik nörom. Ampütasyon nöromu.

İngilizce Neuromotor Türkçe anlamı, Neuromotor eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Neuromotor ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abiotic environment : Abiyotik ortam. Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.

Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yerdomuzu. Damarlı dişliler. Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya.

 

Aardvark : Yer domuzu. Karınca yiyen. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yerdomuzu. Borudişli.

Aardwolf : Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Yeleli sırtlan.

Abiotic factor : Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

A cells : Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. Alfa hücreleri. A hücresi.

Efferent : Götürgen. Götüren. Bir organdan dönen veya iletilen. Efferent. Bir organ veya parçadan alıp götüren (psikoloji terimi). Dışarı götüren. Merkezden dönen. Dışarıya doğru götüren. Eferent.

A protein : Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein.

Acacia : Salkım ağacı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Mimoza. Akasya sakızı. Akasya. Arap zamkı.

Abductor muscle : Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas. Abdüktör kas.

Neuromotor synonyms : motorial, a cell, a chromosome, abacus bodies, abo blood groups system, abramis zone, a site, abambulacral area.

Neuromotor zıt anlamlı kelimeler, Neuromotor kelime anlamı

Afferent : Merkeze ileten, getiren, getirici. Herhangi bir sıvıyı ya da duyguyu getiren yapı. afferent. Getiren (sinir). Getirici sinir. Aferent. İçeri ileten. Getirici. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Afferent. Merkeze giden.