New generation türkçesi New generation nedir

  • Teknolojik ilerleme.
  • Yeni kuşak.
  • Yeni nesil.
  • Bir ürünün gelişimindeki yeni aşama.

New generation ile ilgili cümleler

English: Parents look to the new generation as a generation that is far from reality and busy running after unrealistic dreams.
Turkish: Ebeveynler yeni nesile gerçeklikten uzak ve gerçekçi olmayan hayallerin peşinde koşturan bir nesil olarak olarak bakıyor.

English: She belongs to the new generation of rock.
Turkish: O, kayanın yeni nesline sahip.

New generation ingilizcede ne demek, New generation nerede nasıl kullanılır?

New : Gıcır. Patlayıcı kullanılmadan yapılan savaş. Görülmemiş. Değişik. Yeni. Yeni tarihli. Yaş. Savaş silahı olarak kullanılan biyolojik ve veya veya tüksek teknoloji ürünü virüsler. Taze. Turfanda.

Generation : Üretme. Soy. Oluşturma. Bilgisayar, biyoloji, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Dünyaya getirme. Yaklaşık olarak 25-30 yıllık yaş kümelerini oluşturan bireyler öbeği. bk. eski kuşak, yeni kuşak, yaş kümesi. Kuşak. Oğul birey; doğal olarak soyların birbiri arkasından gelen basamakları. örnek: büyük anne, büyük baba, anne, baba, çocuk, torun. nesil, generasyon, jenerasyon. Soy, kuşak, nesil. üretim, meydana getirme, üreme. Jenerasyon.

New action : Yeni eylem.

 

New additions list : Yeni gelen kitaplar listesi. Okuyuculara, kitaplığa yeni gelen yapıtlar üzerine bilgi vermek amacıyla düzenlenen liste.

New address : Yeni adres.

New adventure : Doğaüstü olayları konu alan serüven, bk. serüven, krş. gerçekçi masal. Öykülü serüven.

New age : Yeni dönem. Yeni çağ. Doğu dinleri ve gizli ritüelleri etrafında merkezlenen ruhani ve felsefik hareket.

İngilizce New generation Türkçe anlamı, New generation eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak New generation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Technological progress : Yeni bir malın üretilmesini sağlayan her türlü buluş ve ürün yenilik ile mevcut bir malın üretiminde kullanılan faktörlerin verimliliğindeki artış sonucu daha düşük maliyetle üretilmesini sağlayan süreç yenilik veya yöntem. Teknolojik gelişme.

The rising generation : Genç nesil. Büyüyen nesil.

Rising generation : Büyüyen nesil. Genç kuşak. Genç nesil.

The next generation : Gelecek kuşak. Ürün gelişiminde bir sonraki safha. Mevcut neslin çocukları. Gelecek nesil. Çocuklar.

Descendant generation : Bir bireye göre daha genç olan bireylerin (oğul, yeğen vb.) oluşturduğu kuşak.

Younger generation : Daha genç kuşak. Çocuklar.