Newlywed türkçesi Newlywed nedir

  • Yeni evli.

Newlywed ile ilgili cümleler

English: We're newlyweds.
Turkish: Biz yeni evliyiz.

English: Ali and Mary just got married, but they don't act like newlyweds.
Turkish: Ali ve Mary yeni evlendi ama onlar yeni evlenmiş gibi davranmıyorlar.

English: We were newlyweds.
Turkish: Biz yeni evliydik.

English: Ali and I are newlyweds.
Turkish: Ali ve ben yeni evlileriz.

English: Ali and Mary are newlyweds.
Turkish: Ali ve Mary yeni evliler.

Newlywed ingilizcede ne demek, Newlywed nerede nasıl kullanılır?

Newlyweds : Yeni evliler. Yakında evlenmiş olan çift. Yeni evli olan çift.

Newly appointed : Yeni atanmış. Yeni atanan.

Newly elected : Yeni seçilen.

Newly industrializing countries : Yeni sanayileşen ülkeler. 1960’lı yıllarda dışsatıma yönelik kalkınma modeli izleyerek doğrudan yabancı sermaye yatırımlarını ülkelerine çeken ve bu yolla yüksek iktisadi büyüme oranlarına ulaşan, sanayi ve finansal kesimleri hızla gelişen doğu ve güneydoğu asya ile latin amerika ülkeleri.

Newly industrializing economies : Yeni sanayileşen ülkeler. Yeni sanayileşen ekonomiler. 1960’lı yıllarda dışsatıma yönelik kalkınma modeli izleyerek doğrudan yabancı sermaye yatırımlarını ülkelerine çeken ve bu yolla yüksek iktisadi büyüme oranlarına ulaşan, sanayi ve finansal kesimleri hızla gelişen doğu ve güneydoğu asya ile latin amerika ülkeleri.

 

Newly wed : Yeni evli.

Newline : Yeni satır. Satırsonu imi. Satırbaşı.

Newline key : Satırbaşı tuşu.

Newly : Yakınlarda. Yeni olarak. Henüz. Geçenlerde. Yeni bir biçimde. Yenice. Yakın zamanda. Yeni yeni. Yakın zamanlarda. Yeni.

Newline character : Çıkış aygıtının bir sonraki satıra ilerlemesi için talimat veren kontrol karakteri. Satır başı karakteri.

İngilizce Newlywed Türkçe anlamı, Newlywed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Newlywed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Groom : Tımar etmek. Eğilmek. Kaşağılamak. At bakıcısı. Yetiştirmek. Damat. Çeki düzen vermek. Bir işe hazırlamak. Hazırlamak. Atlara bakan kişi.

Bride : Gelin. Atkı.

Bridegroom : Damat. Güvey.

Mate : Mat etmek. Eş olmak. Ahbap. Uymak. Dengini bulmak. Evlendirmek. Evlenmek. Eşleştirmek. Çiftleşmek. Eşlemek.

Honeymooner : Balayına çıkan. Balayında olan. Balayı yaşayan.

Better half : Hayat arkadaşı. Eş. Karı.

Just married : Kısa bir süre önce evlenen (çoğu kez gelin arabasında gösterilir).

Partner : Hayat arkadaşı. Eş. Ortağı gibi davranmak. Yarıcı. Tarım işlerinde, iyenin yerini ekip biçerek sağlanan ürünün yarısını alan kişi. Oyun arkadaşı. Paydaş. Erkek arkadaş. Dam. Şirket sermayesine katılan kişi.

Newlywed synonyms : newly married, newly wed, spouse, married person.