Groom türkçesi Groom nedir

Groom ile ilgili cümleler

English: The groom left the bride standing at the altar.
Turkish: Damat gelini sunakta dururken bıraktı.

English: The bride and groom kissed when the ceremony ended.
Turkish: Gelin damat tören bitince öpüştüler.

English: The groom works for a company now, and the bride is our teacher.
Turkish: Damat şu anda bir şirket için çalışıyor ve gelin de bizim öğretmenimiz.

English: The groom was getting cold feet just minutes before the wedding.
Turkish: Damat düğünden dakikalar önce tereddütlü idi.

English: The groom hid inside the wedding cake.
Turkish: Damat düğün pastasının içinde saklandı.

Groom ingilizcede ne demek, Groom nerede nasıl kullanılır?

Bride and groom : Yeni evli çift. Gelinle damat. Gelin ve damat. Gelin ile damat.

Groomed : İlgilenilmiş. Bakılmış. Göz kulak olunmuş.

Groomer : At tımar eden kişi veya şey. At tımar eden kimse. Tımarcı. Tımarcı kimse. Mekanik olarak at tımar eden alet.

Groomers : Mekanik olarak at tımar eden alet. At tımar eden kimse. At tımar eden kişi veya şey. Tımarcı kimse. Tımarcı.

 

Grooming : Hazırlama. Tımar. Tımarlama. Hazırlık.

Groomsman : Sağdıç.

Bridegroom : Damat. Güvey.

Diningroom : Yemek odası.

Grooms : Yetiştirmek. Damatlar. Hazırlamak. Tımar etmek. Giyinmek. Çeki düzen vermek. Bakmak. Taramak.

Groomsmen : Sağdıç.

İngilizce Groom Türkçe anlamı, Groom eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Groom ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Beat about : Sıkıntıyla aramak. Aramak. Endişeyle aramak. Bakınmak. Aranmak. Aranıp durmak. Rota değiştirmek.

Currycombed : Kaşağı.

Confect : Oluşturmak. Malzemelerden hazırlamak. Malzemeleri kullanarak hazırlamak. Bileşik. Kurmak. İmal etmek. İnşa etmek.

Cradled : Büyütmek. Sakınmak. Özenle kucaklamak. Korumak. Beşikte sallamak. Beşiğe yatırmak. Tırpan ile ot biçmek. Beşik. Kızak gemi.

Attires : Kıyafet. Giysi. Donatmak. Giyim. Giyinip kuşanmak. Kılık. Giydirmek. Kisve. Süs.

Bends : Vurgun. Esnetmek. İşe geldiği gibi değiştirmek. Bükülmek. Kıvrılmak. Vurgun hastalığı. Yüksekten alçağa ani basınç değişimlerinin zararlı etkisi sonucu dolaşımda erimiş haldeki gazların, serbest halde gaza dönüşmeleri sonucu oluşan gaz embolisiyle çizgili kaslarda ağrı, omurilik ve beyinde lezyonlarına bağlı felçler ve ölümle belirgin bozukluk, dekompressyon hastalığı, dalgıç hastalığı. Mafsal ağrısı. Boyun eğmek.

Bend to : Mantıklı gelmek. Doğru olduğunu düşünmek. İnanmak. Aklına yatmak. Aklı yatmak. Bir şeye aklı yatmak.

Curve : Eğmek. Bükülmek. Dönemeç. Kavisleştirmek. Eğri. Kavis. Kıvırmak. Eğmeç. Bükmek.

Scrub down : Ovmak.

Prettify : Aşırı süslemek. Güzelleştirmek. Cicili bicili yapmak. Hoşlaştırmak.

 

Groom synonyms : coiffe, fancify, array, attend on, prepare, concocts, attends, bend over, drag, discipline, don, dipped, disciplines, set, arraying, cast a glance, arrange, administer to, dude up, civilising, coached, rub down, buckle, crisscross, righted, accustom, comb out, brace, cant, dredges, donned, bend, qualify.

Groom zıt anlamlı kelimeler, Groom kelime anlamı

Uglify : Çirkinleştirmek. Güzelliğini bozmak.

Disqualify : Diskalifiye etmek. Yetkisini elinden almak (ceza olarak). Spor diskalifiye etmek. Menetmek. Dereceye girememek. Ehliyetini kaldırmak. Ehliyetsiz kılmak. Yetkisini elinden almak. Yetersiz bulmak.

Groom ingilizce tanımı, definition of Groom

Groom kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A boy or young man. A waiter. A servant. To tend or care for, or to curry or clean, as a, horse. Especially, a man or boy who has charge of horses, or the stable.