Newly industrializing countries türkçesi Newly industrializing countries nedir

  • 1960’lı yıllarda dışsatıma yönelik kalkınma modeli izleyerek doğrudan yabancı sermaye yatırımlarını ülkelerine çeken ve bu yolla yüksek iktisadi büyüme oranlarına ulaşan, sanayi ve finansal kesimleri hızla gelişen doğu ve güneydoğu asya ile latin amerika ülkeleri.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Yeni sanayileşen ülkeler.

Newly industrializing countries ingilizcede ne demek, Newly industrializing countries nerede nasıl kullanılır?

Newly : Yakınlarda. Yeni. Yeni olarak. Yeni yeni. Geçenlerde. Yakın zamanlarda. Yenice. Henüz. Yeni bir biçimde. Yakın zamanda.

Industrializing : Sanayileştirmek. Sanayileştirme.

Countries : Sayfiye. Diyar. Köy. Memleket. Taşra. Ülkeler. Toprak. Arazi. Ülke.

Newly industrializing economies : 1960’lı yıllarda dışsatıma yönelik kalkınma modeli izleyerek doğrudan yabancı sermaye yatırımlarını ülkelerine çeken ve bu yolla yüksek iktisadi büyüme oranlarına ulaşan, sanayi ve finansal kesimleri hızla gelişen doğu ve güneydoğu asya ile latin amerika ülkeleri. Yeni sanayileşen ekonomiler. Yeni sanayileşen ülkeler.

İngilizce Newly industrializing countries Türkçe anlamı, Newly industrializing countries eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Newly industrializing countries ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

Newly industrializing economies : Yeni sanayileşen ekonomiler.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

 

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

A type mutual funds : Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. A tipi yatırım fonu.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

Newly industrializing countries synonyms : nics, a change in demand, abolition of forced labour convention, a change in supply, a shift in demand, abnormal budget receipts, a group shares, abnormal budget.