Nucleophilic türkçesi Nucleophilic nedir

  • Nükleofilik.
  • Katkıda bulunan elektronlar (kimya).
  • Kimya alanında kullanılır.
  • Artıcıl.
  • Nükleofil.
  • Bağışlayıcı elektronlar.
  • Elektron verip protonlarla tepkimeye yatkınlık.
  • Moleküllerin, artı yükü daha çok alan yerlerine giden (özdek).

Nucleophilic ingilizcede ne demek, Nucleophilic nerede nasıl kullanılır?

Nucleophile : Elektron noksanlığı olan bir çekirdeğe elektronlarını vermeye kuvvetle eğilimli olan elektronca zengin bir grup. Nükleofil. Çekirdek seven. Çekirdeksel artıcıl. Artıcıl.

İngilizce Nucleophilic Türkçe anlamı, Nucleophilic eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Nucleophilic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aldehydes : Aldehitler. Bir (r) alkil köküne ya da hidrojene bağlanmış, (-cho) formil kökünü taşıyan organik bileşikler. Aldehit.

Alicyclic compounds : Alifatik bileşikler. Düz ya da dallanmış karbon iskeletinden türemiş olan hidrokarbonlar sınıfı. örn. Alisiklik bileşik.

Aliphatic saturated compounds : Alifatik doymuş bileşikler. Molekülündeki karbonlar arasında tek bağlar bulunan organik bileşikler. örn. propan (.

Alabaster : Caso4. 2 h2o; 120°c'a dek ısıtılınca suyunun 3/4'ünü yitirerek alçıya dönüşen ak renkli yumuşak mineral. Su mermeri. Kaymaktaşından yapılan. Akmermer. Albatr. Alçı taşı. Sumermeri. Kaymaktaşı. Su mermerinden yapılan. Sumermeri kaymaktaşından.

 

Nucleophile : Çekirdeksel artıcıl. Elektron noksanlığı olan bir çekirdeğe elektronlarını vermeye kuvvetle eğilimli olan elektronca zengin bir grup. Çekirdek seven.

Acier inoxydable : Krom, nikel gibi uygun metallerin katkısıyla havanın, nemin ve pek çok kimyasal özdeğin etkisine karşı dayancı artırılmış olan çelik türü. Paslanmaz çelik.

Additive properties : Bir dizgede birim ya da kesimlerdekilerin toplanmasıyla belirlenen kütle, erke gibi özellikler. Eklenik özellikler.

Acid radical : Bir ya da daha fazla hidrojen iyonları kaybından yaratılan kökçe. Bir asit molekülünün, yükünleştiğinde protonlarından ayrılan ve tepkimelerde tek bir parça gibi davranan no3-, so24 gibi, eski yüklü parçası. Bir asidin negatif parçası. Asit kökü. Asidik hidrojeni ayrıldıktan sonra kalan asit molekül kalıntısı.

Acid salt : Bileşimindeki asit hidrojenlerinin bir bölümü metallerle yer değiştirmemiş olan tuz. örn. sodyum bikarbonat (nahco3). Asit tuzu. Sodyum klorit. Aynı zamanda asit olan tuz. Asit tuz.

Activated coal : Etkin kömür. Etkinleştirilmiş kömür. Çözeltilerden renk giderme ya da gaz karışımlarından kimi gazlan ayırma amacıyla yüze yutma özelliği geliştirilmiş kömür. Aktif kömür.

Nucleophilic synonyms : active metals, additive, aliphatic compounds, alcohols, alcoholometry, acidimetry, active passive metal.