Odors türkçesi Odors nedir

Odors ingilizcede ne demek, Odors nerede nasıl kullanılır?

Malodors : Kötü koku. Ağız kokusu.

Ventrodorsal position : Sırt üstü yatmış olan hayvanın, karnından sırta doğru radyolojik görüntüsünün alınması, vd pozisyon. Ventrodorsal pozisyon. Vd pozisyon.

Be in bad odor with : Gözünden düşmek.

Be in bad odor with somebody : Gözünde pek iyi bir insan olmamak. Kötü izlenim bırakmak.

Be in bad odor : Adı çıkmak. Kötü izlenim bırakmak. Kötü tanınmak.

Odoriferousness : Hoş kokulu olma durumu. Aromatik olma. Hoş kokulu olma.

Odoriferous : Kötü kokan. Kokulu. Güzel kokulu. Hoş kokulu.

Odorant : Koku yayar. Kokulu madde. Güzel kokulu. Hoş kokulu. Koklama duyusunu uyaran. Kokulu. Koku maddesi.

Odoriferously : Koku salarak (özellikle güzel koku). Koku yayarak.

Odorise : Parfüm sıkmak. Parfüm sürmek. Güzel koku vermek. Hoş koku olmasına neden olmak (ayrıca odorize).

İngilizce Odors Türkçe anlamı, Odors eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Odors ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Stench : Kötü koku. Pis koku. Ufunet. Leş kokusu.

Exhalations : Soluk verme. Soluk. Nefes verme. Soluma. Buhar. Gaz. Nefes. Oh çekme.

Face : Bakmak. Astarlamak. Yüzey. Tavır. Göze almak. Yüz yüze gelmek. Kaplamak. Göğüs germek. Şeref.

 

Dignities : Şeref. Vakar. Haysiyet. Ağırbaşlılık. Yücelik. Rütbe. Temkin. Yüksek makam. Kıymet.

Image : Görüntü. Irakgörürlerin göz merceğine ya da fotoğraf plağı üzerine düşen yıldız resmi. Film ya da şerit filmde tek bir devinimi belirten resim. Çıkarımcı yolda uzancalı yordamlarda bir kavram yaratmak üzere kullanılan görsel anlatım ya da tasarımsal görünü. Benzer. Aynı. Bilgisayar, eğitim, fizik, uzay, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. İmge. Yansıtmak. Benzetme.

Flagrance : Kötü şöhret. Farkedilebilirlik. Önem. Ün. Rezillik. Dile düşme.

Rankness : Kabalık. Kokmuşluk. Bolluk.

Evidence : Tanıklık. Göstermek. Açıklamak. Delil. Tanık. İfade. Açıklık. Şahitlik. Kanıtlamak. İspatlamak.

Feeling : Duyu. Duyarlı. Şefkat. Gibi gelme. Duyma. Bilinç. Duygu. Canlı. Hassasiyet. Kanaat.

Eminences : Vücuttaki kabarıklık (özellikle de bir kemik üzerinde). Yükseklik. Yüksek bir mevki. Yüksek yer. Onur unvanı. Üstünlük. Ün. Mükemmeliyet. Tepe.

Odors synonyms : stinkiness, olfactory sensation, sense datum, sense experience, scent, olfactory perception, olfactory property, auras, stink, flavors, estimableness, celebrity, credit, inodorous, clue, distinctions, fragrance, eminency, foetor, denotement, aurae, credibilities, eminencies, celebrities, impression, account, mephitis, acridity, dinted, eclat, dint, greatness, esthesis.

Odors zıt anlamlı kelimeler, Odors kelime anlamı

Odorless : Kokmaz. Kokusuz.

Odorous : Kokulu. Güzel kokulu. Hoş kokulu.