Of all türkçesi Of all nedir

  • Hepsinin içinden veya arasından.
  • (bir şeyin) hepsi veya tamamı.

Of all ile ilgili cümleler

English: 80% of all English words come from other languages.
Turkish: Tüm İngilizce sözcüklerin %80'i diğer dillerden gelmiştir.

English: Ali did it in spite of all the difficulties.
Turkish: Ali bütün güçlüklere rağmen onu yaptı.

English: Ali gave Mary a list of all the victims.
Turkish: Ali Mary'ye bütün kurbanların bir listesini verdi.

English: "A" is the first of all letters -- God is the first of everything in the world.
Turkish: "A" bütün harflerin birincisidir-- Allah dünyada her şeyin birincisidir.

English: About half of all American workers do not have access to workplace retirement savings plan.
Turkish: Tüm Amerikan işçilerinin yaklaşık yarısının iş yeri emeklilik tasarruf planına girişleri yok.

Of all ingilizcede ne demek, Of all nerede nasıl kullanılır?

Of : -nin. -in. -den övünerek bahsetmek. Nin. Yüzünden. Den. -den. -nın. Karşı. In.

All : Tümüyle. Oyunun herhangi bir anında oyuncuların sayı ya da dönem bakımından eşit durumda olduklarını bildiren deyim. Katışıksız. Büsbütün. Hepsi. Her. Her şey. Her biri. Tümü. Tümünü.

Of all people : Tüm insanların arasından. Tüm insanların içinde veya arasında. (başka) herkesten çok. Özellikle bu kişinin olması ne kadar tuhaf.

 

Of all time : Gelmiş geçmiş.

Be the envy of all : Herkesin gıpta ettiği kimse olmak.

Empty of all content : İçeriği boşaltılmış. İçinde hiçbir şey olmayan. İçi boş. Boş.

Best of all : Hepsinin içinde en iyisi. En iyisi.