On good terms türkçesi On good terms nedir

On good terms ile ilgili cümleler

English: Ali is on good terms with John.
Turkish: Ali John'la samimidir.

English: He is on good terms with Mr Brown.
Turkish: Bay Brown'la iyi geçinirler.

English: Ali and Mary are on good terms with each other.
Turkish: Ali ve Mary'nin birbirleri ile iyi ilişkileri vardır.

English: Are you on good terms with Tom?
Turkish: Tom'la aranız iyi mi?

English: He is on good terms with his classmates.
Turkish: Sınıf arkadaşları ile iyi geçinir.

On good terms ingilizcede ne demek, On good terms nerede nasıl kullanılır?

On : Üzerinde. Makbul. E doğru. Civarında. Esnasında. Üstünde. Hazır. Açık. Devrede.

Good : Emin. Çıkar. Dolu dolu. Yararlı. Yarar. Doğruluk. Menfaat. İyi. Uslu. İyilik.

Terms : Samimiyet. Koşullar. Fiyat. Şartlar (kontrata ait). Vadeler. Ara. Şartlar. Yakınlık. Anlaşma koşulları. Ücret.

On good terms with : İle iyi arkadaş.

Be on good terms : Dost olmak.

Advance on goods : Malın getirilmesi ya da tutusu koşulu ile verilen ya da alınan borç para. Mal karşılığı ödünç verme. Mal karşılığı öndelik. Elde bulunan mal değerinin % 50-% 80 si mal tamamı tutulanarak karşılığında verilen ödünç para. Emtia karşılığı avans. Mal karşılığı avans.

 

Be on good terms with : Arası iyi olmak. Biriyle arası iyi olmak. Araları iyi olmak.

İngilizce On good terms Türkçe anlamı, On good terms eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak On good terms ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Companionably : Samimi olarak. Sosyal bir şekilde. Cana yakın bir şekilde. Girişken bir biçimde.

Chummily : Teklifsizce. Neşeyle. Candan bir şekilde. Candan. Samimi bir şekilde. Dostça bir şekilde.

Cordial : Likör. Meyve suyu. Sıcak. Samimi. Ferahlatıcı. Uyarıcı madde. Kalbe güç veren. Yürekten. İçten.

Amicus : Barışçıl (latince).

Convivially : Sokulgan bir şekilde. Mutlu bir şekilde. Keyifli bir şekilde. Muhabbetli bir şekilde. Muhabbetli olarak. Neşeli bir şekilde.

Familiarly : Samimilikle. Alışkın olarak. Teklifsizce.

In friendship : Arkadaşça bir ilişkiyle.

Expansive : Açılan. Büyük. Engin. Açık. Yayılan. Coşkun. Yaygın. Genişleyen. Açık yürekli.

Friendlily : Yardımsever bir biçimde. İçten bir şekilde.

On good terms synonyms : comradely, friendly, in a friendly manner, friendliest, companionate, disarmingly, in a friendly way, forthcoming, friendlies, kindly, amicable, amiably, fellowly, amicably, easy going, friendlier, fraternally.