Once or twice türkçesi Once or twice nedir

  • Bir iki defa.
  • Bir iki kere.
  • Bir iki kez.

Once or twice ile ilgili cümleler

English: Ali comes to Boston once or twice a year.
Turkish: Ali yılda bir ya da iki kez Boston'a gelir.

English: Ali brings his children with him to work once or twice a year.
Turkish: Ali yılda bir ya da iki kez çocuklarını yanında işe getirir.

English: I stop here to eat once or twice a week.
Turkish: Haftada bir ya da iki kez yemek yemek için burada dururum.

English: Alice was beginning to get very tired of sitting by her sister on the bank, and of having nothing to do: once or twice she had peeped into the book her sister was reading, but it had no pictures or conversations in it, 'and what is the use of a book,' thought Alice 'without pictures or conversation?'
Turkish: Alice nehir kıyısında kız kardeşinin yanında oturmaktan sıkılmaya başlamıştı ve yapacak da bir şeyi olmadığından bir iki kez kız kardeşinin okuduğu kitaba çaktırmadan bakıverdi fakat kitapta resim ya da diyalog yoktu, Alice de "resimsiz ve diyalogsuz bir kitap ne işe yarar" diye kendi kendine düşündü.

English: Ali sees a psychiatrist once or twice a month.
Turkish: Ali ayda bir ya da iki kez bir psikiyatristle görüşür.

Once or twice ingilizcede ne demek, Once or twice nerede nasıl kullanılır?

 

Once : -ince. Hemen. Bir defa. Bir kere. Bir kez. Bir sefere mahsus. -dimi. Eskiden. Bir zamanlar. Birkez.

Or : Yahut. Altın sarısı. Yoksa. Bilemedin. Veyahut. Eldeki kaynakların en iyi biçimde kullanımı ile ilgili karmaşık sorunlar için modellerin tasarlanması ve bu sorunların çözümü için, matematiksel yöntemlerin uygulanması konularını kapsayan bilim ve araştırma alanı. Veya. Ya. Ya da.

Twice : İki kez. İki sefer. İki defa. İki kat. İki kere. İki katı. İki misli. Köhne. Mükerrer.