One hour türkçesi One hour nedir

  • Bir saat.

One hour ile ilgili cümleler

English: I feel good after one hour workout.
Turkish: Bir saatlik antremandan sonra iyi hissediyorum.

English: Ali ate dinner about one hour ago.
Turkish: Ali yaklaşık bir saat önce akşam yemeği yedi.

English: It'll take at least one hour to go there.
Turkish: Oraya gitmek en az bir saat alır.

English: Ali doesn't allow his children to watch more than one hour of TV a day.
Turkish: Ali çocuklarının günde bir saatten daha fazla televizyon izlemelerine izin vermez.

English: Behind every minute of concert time there is one hour of hard practice.
Turkish: Konserdeki her dakikanın arkasında bir saatlik sıkı çalışma var.

One hour ingilizcede ne demek, One hour nerede nasıl kullanılır?

One : Kimse. Bir. Bir tane. 1. Biri. Birisi. Tek. Bir sayısı. Aynı. İnsan.

Hour : Sögen. Bir günün yirmi dörtte biri uzunluğundaki zaman aralığı. Saat. Vakit. Zaman.

One hour and one minute : Bir saat ve bir dakika.

Within one hour : 1 saat içinde.

One act play : Tek perdelik oyun.

One after another : Art arda. Birbiri arkasından. Birbiri peşi sıra. Peş peşe. Birbiri ardından. Birbiri arkasına. Birer birer. Arka arkaya. Sıra ile. Birbiri ardına.

One acter : Kısa oyun. Aşağı yukarı bir saate yakın süren tek bölümlük oyun.