Oper türkçesi Oper nedir

Oper ile ilgili cümleler

English: After the operation I was happy, since I managed to eliminate the cancer.
Turkish: Kanserden kurtulduğum için, ameliyattan sonra mutluydum.

English: Ali asked Mary if she enjoyed opera.
Turkish: Ali Mary'ye operayı sevip sevmediğini sordu.

English: Ali asked Mary not to wear her red dress to the opera.
Turkish: Ali Mary'nin opera için kırmızı elbisesini giymemesini istedi.

English: Ali asked Mary to go to the opera with him.
Turkish: Ali Mary'nin kendisiyle operaya gitmesini istedi.

English: A newspaper printed a story about the operation.
Turkish: Bir gazete operasyon hakkında bir hikaye yazdı.

Oper ingilizcede ne demek, Oper nerede nasıl kullanılır?

Opera : Konuşmaları yüceltilmiş, orkestra eşliğindeki insan sesi ile gerçekleştirilen ve müziğin önemli bir öğe olarak tüm dramatik özellikleri denetlediği oyunlara verilen ad. Opera. Lirik dram.

Opera ballet : Çeşitli ezgileri kapsayan bale. Bale operası.

Opera buffa : Güldürücü ezgilerden ve tiplerden kurulu, daha çok ezgilere dayalı opera. Güldürücü opera.

Opera cloak : Pelerin (bayan). Gece elbisesi ile giyilen pelerin.

Opera comique : Operakomik.

Opera singer : Müzikal oyunlarda yer alan güçlü sesi olan oyuncu-şarkıcı. Opera sanatçısı. Lirik oyuncu. Opera tekniğiyle şarkı söyleyen sanatçı. Opera oyuncusuna verilen ad. Opera şarkıcısı.

 

Operability : Bulguyu üretimde kullanarak, çeşitli yollardan başkasının yararına sunma. Uygulanabilirlik. Çalıştırılabilir olma niteliği. İşletilebilirlik. Bulguyu kullanma. İşlerlik. İşletilebilme.

Operabilities : Uygulanabilirlik. İşletilebilirlik. İşlerlik. Çalıştırılabilir olma niteliği. İşletilebilme.

Opera composer : Opera müziklerini besteleyen sanatçı. Opera bestecisi.

Operably : Ameliyat edilerek. Ameliyat edilebilir bir biçimde. Çalıştırılabilir bir şekilde. Uygulanabilir bir şekilde. Ameliyat edilebilir bir şekilde.

İngilizce Oper Türkçe anlamı, Oper eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Oper ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Unfastened : Gevşemiş. Çözülmüş (kemer vb). Çözülmüş. Açılmış.

Processor : İşlem birimi. Dijital sinyaller yoluyla çalışan bir çok efekt devresini aynı anda bünyesinde barındıran cihaz. Tamamlayıcı. İşlemci (bilişim veya bilgisayar terimi). İşleyen. Merkezi işlemci. İşlemci. İşleyici. İmalatı yapan. İşleyki.

Operator : Gösterimci. İşler. Çalıştıran kişi. İpli kukla oynatıcısı. Tıbbi ameliyatları gerçekleştiren kişi. Alıcı yönetmeni. Nicem düzeneğinde, bir yöneye uygulanınca başka bir yöney veren matematiksel nesne. Işık görevlisi. Bakteri ya da virüs genomunda repressör proteini bağlayan ve yanındaki genin transkripsiyonunu kontrol eden kısa dna dizisi. Spekülatör.

Yawning : Derin ve geniş. Boşluk. Genişleyen. Esneme. Esneyen.

Handles : Kıvırmak. Ele almak. Üstesinden gelmek. İdare etmek. Ellemek. Ele gelmek. Eğitmek. İşleçler. Yumuşacık olmak.

 

Opened : Başlatmak. Açmak. Başlamak. Açılmış. Açılmak. Açtırmak. Açık.

Unsealed : Mühürlenmemiş. Mühürü açılmış. Mührü kırılmış. Mühürsüz. Açılmış. Sonuçlandırılmamış. Açık.

Oper synonyms : unstoppered.

Oper zıt anlamlı kelimeler, Oper kelime anlamı

Closed : Kapalı. Kapanmış. Bloke edilmiş. Donmuş. Kapatılmış. Yumuk. Kapanık. Basına kapalı. Örtük.

Sealed : Belirlenmiş (yazgı). Tecritli. Damgalanmış. Deliksiz. Mühürlenmiş. Kapalı. Gizli. Mühürlü.

Close : Yakın. Kapamak. Son söz. Yummak (göz). Bitirmek. Kapanmak. Bağlantılı. Kadans. Son.

Oper antonyms : fasten.