Orometer türkçesi Orometer nedir

  • Deniz seviyesinden yüksekliği gösteren ve dağların yüksekliğini ölçmek için kullanılan barometrik bir cihaz.
  • Orometre.
  • Yükseklik barometresi.
  • Yükseklikölçer.

Orometer ingilizcede ne demek, Orometer nerede nasıl kullanılır?

Beam interforometer : Alınan, ışığın girişiminden yararlanarak yıldazların görünür çaplarını ölçen aygıt. Demetli girişimölçer.

Fluorometer : Florometre. Florölçer. Floresanı ölçmekte kullanılan cihaz. Fluorometre. Florışılölçer.

Bromochloromethane : Bromoklorometan.

Chloromethane : Antiseptik ve soğutucu olarak kullanılan kimyasal madde. Klorometan.

Chlorometry : Klorometri.

Trichloromethyl chloroformate : Triklorometil kloroformat.

Dichlorodifluoromethane : Aerosollarda yakıt olarak ve soğutucu olarak kullanılan bir gaz. Diklorodifluorometan.

Alectoromancy : Yere çizilen bir çember içine konan horozun, orada bulunan ve her biri bir harfi simgeleyen arpa tanelerini yiyiş sırasına göre türetilen sözcüklere dayanılarak açıklanan bakı türü. bk. bakı. Horoz bakısı.

Trichlorofluoromethane : Trikloroflorometan.

Trichloromethane : Anestezik olarak kullanılan kimyasal bileşik. Triklorometan. Kloroform (kimya).

İngilizce Orometer Türkçe anlamı, Orometer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Orometer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Advertizer : Tanıtımcı. Reklam yapan. İşi reklamcılık olan kişi. Reklam yapan (genellikle mal veya hizmet satmak için). Resmi olarak ilan eden (ayrıca advertiser). Reklamcı.

Adman : Reklamcı. İlancı.

Radiation pyrometer : Işınımlı yükseksıcaklıkölçer. Işınım yüksekısıölçeri. Radyasyon pirometresi. Işınımlı pirometre.

Barker : Kabuk soyucu. Çığırtkan. Mağaza önünde durup içeriye müşteri çekmeye çalışan kimse. New york eyaletinde yerleşim yeri. Kabuk soyan. Bağıran kimse.

Optical pyrometer : Yüksek sıcaklıkları ölçmek için kullanılan bir cihaz. Işıklı yükseksıcaklıkölçer. Optik pirometre.

Thermometer : Ateş ölçer. Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Sıcak ölçer. Derece. Sıcakölçer. Termometre. Sıcaklıkölçer. Sıcaklık ölçer. Isıl ölçer. Isıölçer.

Pyrometer : Ateşölçer. Pirometre. Yüksek ısı termometresi. Payrometre. Yükseksıcaklıkölçer. Yükseksıcakölçer. Yüksek sıcaklık ölçer. Yükseklik ölçer.

Plugger : Tapalayan kişi. Mağaza önünde durup içeriye müşteri çekmeye çalışan kimse. Fulvar. Tıkaç. Çığırtkan.

Booster : Destekleyen. Propagandacı. Güçlendirici. Ses sinyalini güçlendiren devre. İtici. Hız kazandırıcı (roket). Güç ya da basınç arttıran aygıt. Artış. Bir ilacın etkinliğini arttıran madde. Destekçi.

Altimeters : Yükseklik göstergesi. Yükseltiölçer. Uçağın yerden yüksekliğini gösteren alet. İrtifa saati. Yükseklik ölçer. Altimetre. Uçağın hangi irtifada bulunduğunu gösteren alet.

Orometer synonyms : pyrometric cone, pyroscope, resistance pyrometer, advertiser, pyrometers, altimeter.

Orometer ingilizce tanımı, definition of Orometer

Orometer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An aneroid barometer having a second scale that gives the approximate elevation above sea level of the place where the observation is made.