Osmophile türkçesi Osmophile nedir

  • Yüksek ozmotik basınç seven.
  • Ozmofil.

Osmophile ingilizcede ne demek, Osmophile nerede nasıl kullanılır?

Osmophil : Yarı geçirgen zarları sayesinde ozmotik basınç değişimlerine kolayca uyabilen mikroorganizmalar. Ozmofil.

Osmophilic : Yüksek ozmotik basınçlı çözeltilerle bağlantı kurma eğilimi gösteren. Ozmofilik.

Osmophore : Osmofor. Ozmofor. Bir bileşiğin kokusundan sorumlu atom grubu. koku alma organı epitel hücrelerinin kemoreseptörlerine bağlanırlar. bitkilerde taç yapraklar üzerinde bulunan ve güzel koku salgılayan özel bezler.

Cosmopolis : Washington eyaletinde şehir. Kozmopolit şehir. Değişik ülkelerden gelen insanların yaşadığı. Uluslararası önemi olan şehir.

Cosmopolises : Kozmopolit şehir. Değişik ülkelerden gelen insanların yaşadığı. Uluslararası önemi olan şehir.

Cosmopolitism : Kozmopolitizm. Evrendeşçilik. Kozmopolit bir kişinin karakteri. İnsanlık ulusçuluğu ve evren yurttaşlığı görüşlerini ülkü olarak benimseyen öğretilerin ve akımların genel adı. Ulusal veya yerel acayipliği ve önyargıları önemsememek.

Cosmopolitans : Evrendeş. Dünyanın her tarafına ait. Dünya vatandaşı. Kozmopolitan. Sınırsız. Geniş görüşlü. Kozmopolit. Çok uluslu. Dünyanın birçok yerine ait olan veya oraları bilen.

 

Cosmopolitanism : Kozmopolitlik. Kozmopolitanizm.

Cosmopolitan species : Yerin her yanında ya da büyük kesimlerinde yaşayan, yaşamış olan bir tür. Yaygın tür.

Cosmopolite : Dünya vatandaşı. Birçok ülkeyi ziyaret etmiş olan. Kozmopolit. Dünya hakkında çok şey bilen kişi. Dünyanın her tarafına yayılmış canlı türleri.

İngilizce Osmophile Türkçe anlamı, Osmophile eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Osmophile ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Appreciator : Tahmin edici. Değerlendirme memuru. Değer biçen kimse. Değer biçen. Değer bilen.

Hemophiliac : Hemofiliyak. Hemofili hastası kimse. Hemofil. Hemofiliden etkilenen hasta hayvan. Hemofilyak. Hemofili hastası.

Sufferer : Kurban. Hasta. Mağdur. Dertli kimse. Hasar gören. Kazazede. Mustarip olan kimse (bir hastalıktan). Acı çeken kimse. Çeken kimse. Hastası olan kimse (bir illetin).

Bleeder : Boşaltma musluğu. Geleneksel toplumlarda hastalığı iyileştirmek amacıyla hastadan kan alan kimse. Havalandırma deliği. Boşaltıcı. Akıtma yeri. Hemofili hastası. Para sızdıran. Şantajcı. Boşaltma vanası.

Haemophile : Hemofili hastası kimse. Hemofili hastası. Hemofilik. Hemofil.

Osmophil : Yarı geçirgen zarları sayesinde ozmotik basınç değişimlerine kolayca uyabilen mikroorganizmalar.

Haemophiliac : Hemofilyak. Hemofili hastası. Hemofil. Hemofili hastası kimse.

Osmophile synonyms : diseased person, sick person, enophile.

Osmophile zıt anlamlı kelimeler, Osmophile kelime anlamı

Bisexual : Biseksüel. Çift cinsiyetli. Erdişi. Hünsa. Her iki cinse de ilgi duyan. Bitki ya da hayvanların hem erkek hem de dişi organları beraber taşıması. biseksüel, hermafrodit, androjin. Her iki cinse karşı erotik istek duyan. İki eşeyli. İkicinsli. Er dişi.

Heterosexual : Zıtcinsel. Karşı cinse ait. Heteroseksüel. Karşı cinse ilgi duyan. Karşıcinsel. Düzcinsel. Heterosexüel.