Osteogenesis türkçesi Osteogenesis nedir

  • Kemik oluşumu ve gelişmesi, osteogenezis.
  • Osteogenez.
  • Osteogenezis.
  • Kemik doku gelişimi.
  • Osteojenez.
  • Kemik oluşumu.
  • Kemik oluşması ve büyümesi.
  • Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Osteogenesis ingilizcede ne demek, Osteogenesis nerede nasıl kullanılır?

Osteogenesis imperfecta : Belirgin bir sebep olmadan yada en küçük olayda kolayca kemiklerin kırılması ile ilgili kalıtsal bozukluk. Osteogenezis imperfekta. Kuzu ve buzağılarda, prokollajen n-peptidaz eksikliği nedeniyle kemik dokusunda osteoblastların görev bozukluğu sonucu, kemik yapımı yetersizliği, kemiklerin gevrek olması ve kolayca kırılmasıyla belirgin, kalıtsal destek doku bozukluğu, kağıt kemik hastalığı, cam kemik hastalığı. Cam kemik hastalığı.

Distraction osteogenesis : Kemik kırıklarında yeni oluşan kallus dokusuna dereceli olarak gerilim kuralları içerisinde uzatılarak yeni kemik dokusunun oluşturulması ilkesine dayanan kemik uzatmanın temel prensibi. Distraksiyon osteojenez. Gerilim osteogenezisi.

Dysosteogenesis : Disosteogenezis. Kusurlu kemikleşme.

Osteogenetic : Kemik oluşumuna ait. Osteojenik. Kemik oluşturucu. Osteogenetik.

Osteogen : Osteojen. Kemiğin yumuşatıcı maddesi.

Osteogenic : Kemik oluşmasıyla ilgili olan. kemikten doğan, kemik dokusundan gelişen. kemik oluşturucu. Osteojeni. Kemik oluşumu ile ilgili. Osteojenik.

 

Osteogenic potential : Kemikleri dıştan örten ve ilik boşluklarını astarlayan özel bağ dokularının (periosteum, endosteum) kemik dokusunu meydana getirme yeteneği. kemik kırılmalarını tamir ederler. Osteogenik potansiyel.

İngilizce Osteogenesis Türkçe anlamı, Osteogenesis eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Osteogenesis ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Kenogenesis : Senojenetik. Senojenez.

Caenogenesis : Senojenetik. Senojenez. Kendi ırkının karakteristiğini göstermeyen bir bireyin gelişimi (biyoloji terimi).

Apposition : Appozisyon. Bir araya koyma. Koşuntu. Kemik büyümesinde olduğu gibi, daha önce oluşmuş bir yüzeye materyal eklenmesi. Apozisyon. Appozisyon (dilbilgisi terimi). Yanyana koyma. Açıklama cümlesi. Yan yana koyma. Unvan.

Flowering : Çiçekçilik. Çiçek açan. Çiçeklenen. Çiçeklenme. Çiçekli. Parlak dönem. Çiçek açımı. Çiçeği bol.

Amelogenesis : Amelojenez.

Germination : Çimlendirme (tohumu). Çimlendirme. Filiz verme. Filizlenme. Çimlenme (tohum). Çimlenme.

Angiogenesis : Kan damarlarının oluşumu. Anjiyogenez. Kan damarlarının gelişimi.

Leafing : Kat kat kabarma. Yapraklanma.

Cenogenesis : Türünün karakteristiğini göstermeyen embriyonik gelişim (biyoloji terimi). Senojenetik. Senojenez.

Gastrulation : Blastula safhasında blastulanın bir kutbunun içeri çökmesiyle gastrula ve ilk bağırsak boşluğunun meydana gelmesi. gastrulasyon. Fetüsün gelişim evresi (biyoloji terimi). Gastrulasyon. Blastulanın mideye benzer biçim alması olayı. Bağırsak oluşumu.

 

Osteogenesis synonyms : infructescence, cytogeny, virilisation, organic process, biological process, kainogenesis, psychomotor development, psychosexual development, myelinisation, cainogenesis, habit, juvenescence, florescence, life cycle, foliation, cultivation, auxesis, growth, palingenesis, ostosis, dentition, recapitulation, efflorescence, masculinisation, gametogenesis, neurogenesis, anthesis, proliferation, growing, suppression, culture, odontiasis, psychogenesis.

Osteogenesis zıt anlamlı kelimeler, Osteogenesis kelime anlamı

Cenogenesis : Türünün karakteristiğini göstermeyen embriyonik gelişim (biyoloji terimi). Senojenetik. Senojenez.

Palingenesis : Yeniden doğma. Palinjeni. Paleojenez. Palinjenezi.

Nondevelopment : Gelişmeme. Kalkınmama.

Osteogenesis ingilizce tanımı, definition of Osteogenesis

Osteogenesis kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The formation or growth of bone.