Outlander türkçesi Outlander nedir

Outlander ingilizcede ne demek, Outlander nerede nasıl kullanılır?

Outland : Memleket dışı. Kenar bölgeler. Vilayetler. Yurt dışı. Taşralar. Yabancı ülke.

Outlandish : Acayip. Tuhaf. Yabancı. Saçma. Egzotik. Uzak. Garip.

Outlandishly : Tuhafça. Alışılmadık biçimde. Garip bir şekilde. Acayip şekilde.

Outlandishness : Olağandışılık. Tuhaflık. Gariplik. Yabancılık.

Outlands : Memleket dışı. Yurt dışı. Kenar bölgeler. Taşralar. Vilayetler. Yabancı ülke.

Outlawed : Kanuni haklardan yoksun. Yasaklanmış. Yasa dışı. Yasal haklardan mahrum.

Outlawing : Yasal haklardan yoksun bırakmak. Yasaklamak. Suçlu ilan etmek. Feshetmek. Sürgün. Yasal haklardan mahrum etmek. Sürmek. Yasaya karşı gelen kimse. Yasadışı ilan etmek. Huysuz at.

Outlay : Gider. Harcanan para. Giderleme. Mal ya da hizmetler ve borçlar karşılığı yapılan ödemeler. Harcama. Giderler. Borç karşılığı ödeme, mal ve hizmetler karşılığında para ya da başkaca bir değer verme. mal ve hizmetlerin para ile tanımlanan değeri. Masraf. Harcamalar.

Outlasts : Daha fazla yaşamak. -den çok daha kalıcı olmak. Daha uzun süre dayanmak. Daha uzun yaşamak. Daha fazla sürmek. -den çok dayanmak. Daha çok dayanmak.

Outlaw : Sürmek. Yasaklamak. Yasal haklardan yoksun bırakmak. Feshetmek. Yasal haklardan mahrum etmek. Yasadışı ilan etmek. Huysuz at. Yasaya karşı gelen kimse. Sürgün. Suçlu ilan etmek.

 

İngilizce Outlander Türkçe anlamı, Outlander eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Outlander ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Exotic : Yabansı. Bir tiyatro yapıtında yabancı ülkelerle ilgisi bulunan (olay, konu, tip, renk vb.). İlginç. Yabancı malı. Tiyatro yapıtında seyirciye yabancı, ama ilginç gelen olay, konu, kişi, renk vb. Eksotik. İçinde bulunduğu yörede doğal olarak bulunmayan veya yetiştirilmeyen organizma veya tür. Başka iklime ait. Egzotik. Yerli olmayan yabancı bitki veya hayvan.

Barbarian : Barbar. Greklerle romalıların, kendi kültür çevreleri dışında kalan budunlar için kullandıkları terim. Uygarlaşmamış kimse. Gaddar. Kaba. Uygarlaşmamış. Vahşi. Zalim.

Deportee : Sınır dışı edilen kimse. Sınırdışı edilen kimse. Sınır dışı edilmiş kimse. Sürgün.

Exile : Yurdundan sürülme. Sürülen kişi. Sürgün. Sürgüne yollamak. Sürgün edilen kimse. Kovmak. Sürgüne göndermek. Sürmek (yurt dışı vb). Sürgün etmek. Sürmek.

Peregrines : Garip. Gök doğan. Gezginci doğan. Gökdoğan. Bayağı doğan. Göecebe. Tuhaf. Acayip.

Auslander : El (almanca).

External : Dışta veya dışa yakın. Dışta ya da dışa yakın. Yüzeysel. Dıştan. Dışarıdan gelen. Dışa ait. Dıştan gelen. Eksternal. Harici.

Foreign to : Garip. Tanıdık olmayan. Buralı değil. Bir yerden değil.

Barbarians : Uygarlaşmamış kimse. Vahşi. Zalim. Uygarlaşmamış. Gaddar. Kaba. Barbar.

 

Peregrine : Tuhaf. Göçebe. Bayağı doğan. Gök doğan. Gezginci doğan. Gökdoğan. Acayip. Göecebe.

Outlander synonyms : importee, metic, traveler, stranger, au pair, exotics, foreigners, noncitizen, extrinsical, foreigner, extraneous, alien, foreign, exotism, allochthonous, traveller, remote, import, aliens, exotica, barbarous, aliening, exotisms, extrinsic, gringo.

Outlander zıt anlamlı kelimeler, Outlander kelime anlamı

Citizen : Sivil kimse. Hemşeri. Hemşehri. Vatandaş. Bir devletin bağımı altında bulunan kimse. Bir devlet ya da ulusa mensup kişi. Tebaa. Uyruklu. Uyruk.

Outlander ingilizce tanımı, definition of Outlander

Outlander kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A foreigner.