Outside left türkçesi Outside left nedir

  • Futbol alanında kullanılır.
  • Solaçık.
  • Sol açık.
  • Bir takımın akıncı katında yer alan oyunculardan sol başta bulunanı.

Outside left ingilizcede ne demek, Outside left nerede nasıl kullanılır?

Outside : Dış. Dış taraf. En fazla miktar. Dış görünüş. Dıştan. Dış (taraf). Dışarısı. Dışarı. Den başka. Dışına.

Left : Sola ait. Kalmak. Sol. Sol taraf. Sol tarafa. Sola. Soldaki. Bırakılan. Artık. Be.sola.

Outside border : Dış kenarlık.

Outside broker : Borsa üyesi olmayan simsar. Borsaya üye olmayan acente. Borsada kendi yararına taşınır değer alıp satan. yurt dışına mal gönderen ya da mal getirten, mal alıp satan aracı. borsa temsilcileri ile iş gören kişi. Borsa aracısı. Borsa üyesi olmayan simsar acente.

Outside diameter : Dış çap.

Outside in viewer technology : Görüntüleyici teknolojisi.

İngilizce Outside left Türkçe anlamı, Outside left eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Outside left ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Centre spot : Orta çizginin tam ortasında bulunan orta yuvarlağın özeği. (başlama vuruşlarında top bu noktanın üzerine konur.). Orta nokta. Santra.

Bali : Top. Ayaktopu oyununda kullanılan, dışı deri ya da plastikten, içi hava ile şişirilmiş, lastikten yapılma, yuvarlak biçimde ve çevresi 68-71 cm. olan, en çok 396-453 gr. ağırlığındaki top. Endonezya'da bir ada.

 

Backheel pass : Topuk pası. Topukla aktarmak. Topu, topuk vuruşu ile takım arkadaşına aktarmak.

Candidate : Aday. Ulusal ya da karma takımlarda oynatılmak üzere türlü takımlardan seçilen oyuncular. Namzetlik. Namzet. Sınava giren kimse. Talip.

Backheel : Ayağın toparlakça olan alt bölümü ile yapılan vuruş. Topuk vuruşu.

Centre forward : Akıncı katının en orta yerinde yer alan ayaktopu oyuncusu. Orta akıncı. Santrfor.

Centre : Merkezde toplamak. Kemer inşaat desteği. Merkezleşmek. Santra. Orta alan. Sente. Odak. Bir merkezde toplanmak. Ortada olmak.

Central disciplinary committee : Ayaktopu birliğine bağlı olan ve takım ya da oyuncuların oyun içindeki türlü davranışlarıyla ilgili olumsuz durumları bir karara bağlamakla görevli kurul. Merkez ceza kurulu.

Charge with the body : Karşı oyuncuya, iki ayağı yerden kesmeden, gövdenin bütün ağırlığı ile yüklenmek. Çarpmak.

Back scissors kick : Bir oyuncunun, kendisini sırt üstü yere atarken ayaklarını havada devindirip makaslama vuruşla topu geri çevirmesi, bk. makaslama vuruş. Ters makas.

Outside left synonyms : left winger, amateur player, bounce up, centre kick, committee of organisation, centre flag, attacking game.