Overdo türkçesi Overdo nedir

  • Dozunu kaçırmak.
  • Gereğinden fazla kullanmak.
  • Fazla yapmak.
  • Fazla abartmak.
  • Abartmak.
  • Aşırıya kaçmak.
  • Fazla kullanmak (tuzu veya baharatı).
  • Şişirmek.
  • İfrata vardırmak.
  • Aşırı yormak.
  • Fazla kullanmak.
  • İfrata kaçmak.
  • Aşırı duygusallık göstermek.
  • Gereğinden fazla pişirmek.
  • Fazla pişirmek.
  • Fazla özenmek.

Overdo ile ilgili cümleler

English: Ali died from a drug overdose.
Turkish: Ali aşırı dozda ilaçtan öldü.

English: Please don't overdo it.
Turkish: Lütfen aşırıya kaçmayın.

English: Ali died from an overdose of sleeping pills.
Turkish: Ali aşırı dozda uyku haplarından öldü.

English: Let's not overdo it.
Turkish: Bunu abartmayalım.

English: Don't overdo it.
Turkish: Aşırıya kaçmayın.

Overdo ingilizcede ne demek, Overdo nerede nasıl kullanılır?

Overdoer : Aşırıya kaçan kimse. Dozunu kaçıran kimse. Abartan kimse.

Overdoes : Dozunu kaçırmak. Fazla kullanmak (tuzu veya baharatı). Abartmak. İfrata kaçmak. Fazla abartmak. Aşırıya kaçmak. Fazla özenmek. Şişirmek. Fazla pişirmek. Gereğinden fazla pişirmek.

Overdoing : Fazla abartmak. Fazla kullanmak. Fazla özenmek. Aşırıya kaçmak. Aşırı yormak. Fazla yapmak. Ölçüyü aşma. Fazla pişirmek. Abartmak. İfrat.

Overdone : Abartılı. Aşırı. Bitkin. Abartılmış. Çok pişmiş. Fazla pişmiş. Şişirilmiş. Aşırıya kaçmış. Fazla özen gösterilen. Çok fazla.

 

Overdosage : Aşırı doz verme. Doz aşımı. Surdozaj. Aşırı doz.

Overdamping : Aşırı sönüm.

Overdecorated : Aşırı dekore edilmiş veya süslenmiş. Aşırı süslü.

Overdamped system : Aşırı sönümlü dizge. Aşırı sönümlü sistem.

Overdecorate : Aşırı süslemek. Aşırı dekore etmek. Aşırı bezemek.

Overdose : Overdoz. Fazla miktarda ilaç verme. Doz aşımı. Aşırı dozda vermek. Dozaşımı. Aşırı doz. Dozu aşma.

İngilizce Overdo Türkçe anlamı, Overdo eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Overdo ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Overcook : Yakmak. Yemeği yakmak. Çok uzun süre pişirmek. Çok pişirmek.

Ballooned : Küre. Balon gibi olmak. Balon gibi şişmek. Havadan atmak. Şişmek. Balonla uçmak. Havadan atmak (top). Zam yapmak.

Cook to rags : Dağılana kadar pişirmek.

Aggrandizes : Artırmak. Yüceltmek. Büyütmek. Çoğaltmak.

Balloon : Havadan atmak (top). Balon gibi şişmek. Şişmek. Küre. Balonla uçmak. Zam yapmak. Havadan atmak. Balon.

Aggrandised : Büyütmek. Çoğaltmak. Büyütülmüş. Çoğaltılmış. Abartılmış. Artırmak. Yüceltmek. Güçlendirilmiş (ayrıca aggrandized).

Adorn : Donatmak. Süslemek. Tezyin etmek. Güzelleştirmek. Ballandırmak. Donamak. Bezemek. Renk katmak.

Overinflate : Aşırı enflasyon nedeni. Aşırı şişirmek.

Bloat : Şişmek. Tuzlamak ve tütsülemek. Şişkinlik. Kabarmak. Abdominal distansiyon. Karın şişkinliği, şiplenium, humor. genç tavşanlarda bağırsak yangısının sonucunda biçimlenen karnın şişkin görünümü. Kabartmak. Tütsülemek (balık).

 

Aggrandize : Yüceltmek. Artırmak. Çoğaltmak. Büyütmek.

Overdo synonyms : overextends, balloons, overinflates, overleap, bulk, overfatigues, go to extremes, overdid, bloating, know no bounds, aggrandise, come it too strong, cook to a rag, make, blows, overstrain, overextend, go driven to extremes, carry things too far, go overboard, exaggerating, go too far, exceed, exceeds, bloat up, color, cross the line, be beyond the pale, bag, carry too far, do, overpraise, overdoes.

Overdo ingilizce tanımı, definition of Overdo

Overdo kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To do too much. To exaggerate. To carry too far. To labor too hard. To exceed what is proper or true in doing. To do too much.