Parietal lobe türkçesi Parietal lobe nedir

  • Beyinde frontal ve oksipital lopların arasında bulunan temporal lopun üzerinde yer alan lop.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Yan lop.
  • Paryetal lop.
  • Yarıbeyin.

Parietal lobe ingilizcede ne demek, Parietal lobe nerede nasıl kullanılır?

Parietal : Kafatası yan kemiği. Üniversite sınırları içinde oturmayla ilgili. Parietal. Bir yapının, duvarının bir kısmı veya duvara yakın olan. Yan. Herhangi bir organın duvarlarına ait. Bir yapının duvarının bir kısmı veya duvara yakın olan. Organ çeperine ait. Çepersel. Organların çeperine ait.

Lobe : Dilim. Yuvarlakça kısım. Bir organın yuvarlak ve birbirinden ayrılmış parçalarından her biri. Lob. Kulak memesi. Herhangi bir kılganın yuvarlak bölümü. Lop. Meme. Bir organ ya da bir yapının az çok yuvarlak olan bir çıkıntısı ya da parçası.

Parietal bone : Duvar kemik. Kafatasının yan kemiği. Kafatası yan kemiği. Kafatası kemiği. Yankafa kemiği.

Parietal bones : Yan kafa kemikleri. Kafatasının tepesini örten ve alın kemiği ile art kafa kemiği arasına yerleşmiş bulunan bir çift yassı kemik. paryetal kemikler.

Parietal organ : Parapineal organ. Yuvarlak ağızlılar ve bazı sürüngenlerin beyninde bulunan göze benzer organ, paryetal organ; diğer omurgalılarda epifiz.

Parietal pericardium : Pariyetal perikard.

 

İngilizce Parietal lobe Türkçe anlamı, Parietal lobe eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Parietal lobe ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aardwolf : Yeleli sırtlan. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli.

Abductor muscle : Abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan bölgeleri. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Abramis zonu.

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre. Abiyotik ortam. Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yerdomuzu. Yer domuzugiller. Damarlı dişliler.

 

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.

A protein : Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. A proteini. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri.

Parietal lobe synonyms : acacia, abambulacral area, aardvark, a cells, a chromosome, abiotic factor.