Parleying türkçesi Parleying nedir

Parleying ingilizcede ne demek, Parleying nerede nasıl kullanılır?

Parley : Mükaleme. Tartışma. Görüşme. Zirve toplantısı. Konuşmak. Münakaşa. Barış görüşmesi yapmak. Barış görüşmesi. Yabancı dil konuşmak. Müzakere.

Parleyed : Toplantı. Mükaleme. Müzakere. Konuşmak. Görüşme. Görüşmek. Yabancı dil konuşmak. Barış görüşmesi yapmak. Barış görüşmeleri yapmak. Tartışma.

Parleys : Görüşme. Barış görüşmeleri yapmak. Toplantı. Münakaşa. Görüşmek. Mükaleme. Barış görüşmesi yapmak. Müzakere. Yabancı dil konuşmak. Tartışma.

Parler : Vasat. Yeterli. Denge. İtibari değer. Başabaş olma. Eşitlik. Kur. Ortalama. Başa baş. Normal.

Pourparler : Ön görüşme. Ön müzakere.

İngilizce Parleying Türkçe anlamı, Parleying eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Parleying ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Buzz : Cızırtı. Ayrılmak. Vızıldamak. Gitar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Uğuldamak. Telefon etmek. Vızıltı. Alçaktan uçmak (uçak). Uğultu.

Companies : Şirket. Topluluk. Ortaklık. Şirketler. Arkadaşlık. Bölük. Eşlik. Tayfa. Misafir.

 

Colloquies : Resmi konuşma. Karşılıklı konuşma. Diyalog. Konuşma.

Colloquy : Resmi konuşma. Konuşma. Çoğunlukla üniversitelerde bilim adamlarınca bir bildiri ya da bir tez üzerinde yapılan tartışma. üniversite ve yüksek okullarda bilimsel çalışmalara kılavuzluk etmek ya da yapılan çalışmaları değerlendirmek amacıyla düzenlenen seminer türünde toplantı. Bilimsel tartışma. Diyalog. Karşılıklı konuşma.

Confers : Müzakere yapmak. Sunmak. Müzakere etmek. Ödül ile onurlandırmak. (onur veya ödül) vermek. Vermek. Bir ünvanı tevcih etmek. Konuşma yapmak. Danışmak.

Bickering : Önemsiz bir şey için yapılan tartışma. Atışma. Çekişme. Ağız kavgası. Didişme.

Amassment : Birikim. Yığma.

Argy bargy : Gürültülü tartışma. Hareketli tartışma. Ağız dalaşı.

Adjudication : Sözlü teklif yöntemiyle gerçekleştirilen eksiltme. krş. kapalı eksiltme. Mahkemenin hüküm vermesi. Hüküm verme. Açık eksiltme. Eksiltme. Karar verme. Karar. Hüküm.

Chining : Çin. Birmanya'da'burma'da. Çene hizası. Myanmar'da yaşayan etnik bir grup. Çenenin altına sıkıştırmak. Çene hizasına getirmek. Çene. Gevezelik.

Parleying synonyms : pargetry, subsidisation, reallotment, reapportionment, assignation, assemblies, allocation, pargetting, contention, altercations, allotment, conferred, congress, contest, argument, hearings, argle bargle, debate, discoursing, contentions, disputation, parleyed, mooting, plaster, discussions, dialogue, be on speaking terms, company, negotiations, conversations, discussing, controversies, be on to.