Parleyed türkçesi Parleyed nedir

Parleyed ingilizcede ne demek, Parleyed nerede nasıl kullanılır?

Parley : Konuşmak. Zirve toplantısı. Müzakere. Görüşme. Görüşmek. Mükaleme. Barış görüşmesi yapmak. Barış görüşmesi. Tartışma. Toplantı.

Parleying : Müzakere. Konuşmak. Barış görüşmesi yapmak. Mükaleme. Toplantı. Tartışma. Barış görüşmeleri yapmak. Münakaşa. Görüşmek. Görüşme.

Parleys : Yabancı dil konuşmak. Toplantı. Tartışma. Görüşmek. Barış görüşmeleri yapmak. Mükaleme. Barış görüşmesi yapmak. Konuşmak. Görüşme. Münakaşa.

Parler : Vasat. Ortalama. Eşitlik. Başabaş olma. Kur. Normal. Denge. Yeterli. Başa baş. İtibari değer.

Pourparler : Ön müzakere. Ön görüşme.

Parliament funkadelic : George clinton ve bootsy collins tarafından 1970'lerde kurulan amerikan funk müzik grubu.

Parlaying : Kazandığını sonraki yarışa yatırmak. Bahis. Birden fazla karşılaşma üzerine yapılan bahis. Konuşmaya girmek. Faydalanma. Kazandığını sonraki yarışa oynama. Değerlendirmek. Yönlendirmek. İstismar. Bir sonraki yarışa yatırmak (kazanılan parayı).

Parliament : Millet meclisi. Meclis. Parlamento. Yasama organını oluşturan meclis ya da meclislerin bütünü. eski fransa'da soyluların yargılandığı mahkeme.

 

Parlances : Deyim. Konuşma tarzı. Deyiş. Tabir. Dil. Jargon. Dil (özel).

Parlay : Değerlendirmek. İstismar. Yönlendirmek. Bir sonraki yarışa yatırmak (kazanılan parayı). Bahis. Birden fazla karşılaşma üzerine yapılan bahis. Faydalanma. Yararlanmak. Kazanılan parayı bir sonraki yarışa yatırmak. Kazandığını sonraki yarışa yatırmak.

İngilizce Parleyed Türkçe anlamı, Parleyed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Parleyed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Buzzes : Telefon ederek çağırmak. Vızlamak. Sinyal ile çağırmak. Vızıltı. Telefon etmek. Çınlamak. Alçaktan uçmak (uçak). Fısıldamak. Ayrılmak.

Assemblages : Montaj. Kalabalık. Meclis. Toplanma.

Cank : Laklak etmek. (argo) sohbet. Dedikodu.

Mooting : Tartışmak. Münazara.

Bespoken : Rica etmek. Tutmak. Hitap etmek. Ismarlamak. Sipariş vermek. Ayırtmak. İstemek. Göstergesi olmak. Bir şeye delalet etmek.

Colloquy : Karşılıklı konuşma. Resmi konuşma. Diyalog. Konuşma. Bilimsel tartışma. Çoğunlukla üniversitelerde bilim adamlarınca bir bildiri ya da bir tez üzerinde yapılan tartışma. üniversite ve yüksek okullarda bilimsel çalışmalara kılavuzluk etmek ya da yapılan çalışmaları değerlendirmek amacıyla düzenlenen seminer türünde toplantı.

Conferring : Konsültasyon. Bağış. Danışma. Kurul.

Bespeaking : Göstergesi olmak. Sipariş vermek. Hitap etmek. Rica etmek. İstemek. Ayırtmak. Ismarlamak. Tutmak. Bir şeye delalet etmek.

Interlocutors : Konuşulan kişi. Başkası ile konuşan. Muhatap. Geçici karar. Ara karar.

 

Confers : Ödül ile onurlandırmak. (onur veya ödül) vermek. Sunmak. Bir ünvanı tevcih etmek. Bahşetmek. Müzakere etmek. Danışmak. Vermek. Konuşma yapmak.

Parleyed synonyms : negociate, hearings, dialoguing, company, commune, approaches, assemblies, canvass, dialogue, assembly, controversies, discoursing, consultation, altercation, buzz, colloquies, adjudications, chins, bespeaks, negotiations, commune with, argumentation, parleys, chining, be on to, congresses, bun fight, congress, disputation, conference, negotiation, broils, be on speaking terms.

Parleyed zıt anlamlı kelimeler, Parleyed kelime anlamı

Cross eyed : Şaşı.