Conferring türkçesi Conferring nedir

Conferring ingilizcede ne demek, Conferring nerede nasıl kullanılır?

Conferred : Sunmak. Görüşmek. Vermek. Danışmak.

Conferree : Bir şey verilen kimse. Komite üyesi. Bir şeyin ödül olarak verildiği veya bağışlandığı kimse. Konferans katılımcısı. Katılımcı.

Conferrer : Müzakere eden kimse. Biriyle danışan kimse. Başkasıyla görüşe alışverişinde bulunan kimse.

Conferrers : Biriyle danışan kimse. Müzakere eden kimse. Başkasıyla görüşe alışverişinde bulunan kimse.

Confer on : Görüşünü almak. Unvan vermek. Vermek. Görüşmek. Akademik derece vermek. Fikrini almak.

Conference : Görüş alışverişi. Lig. Birlik. Konferans. Görüşme. Meşgul. Konferans yapmak. Kongre. Müzakere.

Confer with : Müzakere etmek. Görüşmek. Danışmak. -ile danışmak. -den öğüt istemek. -ile görüşmek.

Conference call : Konferans araması. Konferans bağlantısı. Resmi toplantı veya tartışma olarak kullanılan çok hatlı arama. Toplu görüşme. Konferans çağrısı.

Conferees : Ödül alan kimse. Konferansa katılan kimse. Toplantıya katılan kimse. Konferans katılımcısı.

Confer : Bir ünvanı tevcih etmek. Danışmak. Vermek. Sunmak. (onur veya ödül) vermek. Bahşetmek. Görüşmek. Müzakere etmek. Ödül ile onurlandırmak. Müzakere yapmak.

 

İngilizce Conferring Türkçe anlamı, Conferring eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Conferring ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Conversations : Sohbet. Konuşma. Söyleşi. Cinsel birleşme.

Advice : Talimat. Yatırımı ya da saycaları bulunanları, yapılan tüm ödemeler ve bunlar sayışımına alınan paralar için bankalarca kendilerine gönderilen ödeme ve alma bildirgesi. Akıl. Nasihat. Geneş. Fikir. Pend. Hüküm. Ödeme ve alma bildirgesi.

Body : Ceset. Grup. Madde. Kasa. Yoğunluk. Gövde. Nesne. Karoser. Öz yankılı telli çalgıların içi boş geniş bölümü. Kuruluş.

Joining : İltihak. Oynak yeri. Katılma. Film, mıknatıslı kuşak, mıknatıslı görüntü kuşağı gibi çeşitli gerecin zamk ya da yapıştırıcı kuşak (seloteyp) yardımıyla eklenmesi işi. İzafe. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Birleştirme. Yapıştırma. Ek. Bağlama.

Deliberation : Kafa yorma (argo terim). Düşünme. Tedbirli olma. Temkin. Dikkat ve itina. Tasarlama. Kafa yorma. Üzerinde düşünme. Düşünüp taşınma. İhtiyat.

Benevolence : İhsan. İyilik. Cömertlik. Yardımseverlik. Kayra. Hayırseverlik. Yardım. Hayır. Sadaka.

Contribution : Katkı. Aidat. Yazı. Destek. Muavenet. Yardım. İştirak. Pay. Makale.

College : Öğretim programında, genellikle ingilizce olmak üzere, yabancı bir dil öğretimine ağırlık veren lise dengi okul. kimi meslek okullarına verilen ad (örn. sağlık koleji, polis koleji). Okul. Özel lise. Kolej. Akademi. Yüksekokul. İş grubu. Üniversite. Dernek.

Bounties : İkramiye. Hediye. Cömertlik. Armağan. Prim.

 

Conferences : Konferanslar. Konferans. Lig. Birlik. Kongre. Toplantı.

Conferring synonyms : consultation, bakshish, consortiums, meeting, consultations, advisory, concultation, medical consultation, connection, bestowment, advices, discussing, committee, boon, board, discussion, consultative, consulting, contributions, assemblies, conformist, connexion, benefaction, disputation, benefactions, convergency, congresses, dialoguing, hearings, commission, consultancy, boons, convergence.

Conferring zıt anlamlı kelimeler, Conferring kelime anlamı

Unorthodox : Ortodoks geleneklerine uymayan. Doğru kabul edilene aykırı olan. Alışılmışın dışında. Geleneksel olmayan. Ortodoks olmayan.

Discordant : Muhalif. Anlaşmayan. Kulak tırmalayan. Akordsuz. Düzensiz. Uyumsuz. Karşı. Uyuşmayan. Ahenksiz. Kulak tırmalayıcı.