Conversations türkçesi Conversations nedir
Conversations ile ilgili cümleler
English: The student center is a good place to strike up conversations.
Turkish: Öğrenci merkezi konuşmalara başlamak için iyi bir yer.
English: At the very least, I'd like to be able to have everyday conversations.
Turkish: En azından günlük konuşmalar yapabilmeyi istiyorum.
English: Alice was beginning to get very tired of sitting by her sister on the bank, and of having nothing to do: once or twice she had peeped into the book her sister was reading, but it had no pictures or conversations in it, 'and what is the use of a book,' thought Alice 'without pictures or conversation?'
Turkish: Alice nehir kıyısında kız kardeşinin yanında oturmaktan sıkılmaya başlamıştı ve yapacak da bir şeyi olmadığından bir iki kez kız kardeşinin okuduğu kitaba çaktırmadan bakıverdi fakat kitapta resim ya da diyalog yoktu, Alice de "resimsiz ve diyalogsuz bir kitap ne işe yarar" diye kendi kendine düşündü.
English: Social relationships influence conversations.
Turkish: Sosyal ilişkiler iletişimi etkiler.
English: Some conversations clarify mistakes and misunderstandings.
Turkish: Bazı konuşmalar, hata ve yanlış anlamaları açığa çıkarıyor.
Conversations ingilizcede ne demek, Conversations nerede nasıl kullanılır?
Conversations piece : Olaylar dizisinden ziyade daha çok diyaloglara dayalı olan tiyatro çalışması. Sahne hareketi ve gerilimi az olan, karşılıklı nükteli konuşmaya dayanan oyun biçimi. Konuşulan konu. Alışılmadık niteliklerinden dolayı konuşmaya sebep olan neden ıvır zıvır veya nesne. Konuşma oyunu.
Collapse all conversations : Tüm iletişimleri daralt.
Expand all conversations : Tüm iletişimleri genişlet.
Conversation piece : Alışılmadık niteliklerinden dolayı konuşmaya sebep olan neden ıvır zıvır veya nesne. Sohbet malzemesi. Konuşulan konu. Olaylar dizisinden ziyade daha çok diyaloglara dayalı olan tiyatro çalışması.
Conversation view : İletişim görünümü.
Criminal conversation : Canicesine hareket. Zina.
Collective conversation : Toplu görüşme. İşçi ve işveren kurullarınca seçilen yetkili kişilerin karşılıklı olarak ileri sürülen koşullar üzerinde düşünce ve karar birliğine varmak ve toplu sözleşme yapabilmek amacıyla yaptıkları görüşme.
Mark conversation read : İletişimi okundu olarak imle.
Bring up in conversation : Açmak.
A ripple of conversation : Dalga gibi yükselip alçalan konuşma sesi.
İngilizce Conversations Türkçe anlamı, Conversations eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Conversations ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Concilium : Halk toplantısı.
Copula : Eski türkçede er- yardımcı fiilinin er->ir->i- biçiminde ekleşmesinden oluşan, ad soylu kelimelerin yüklem olarak kullanılmasını sağlayan ve birleşik fiil çekimlerinde de görev alan fiil. şahıslara göre çekiminde +ım/+um, +sın/+sun, +sı-nız/ +su-nuz, dırıar/ +durlar şekillerine girer: çalışkan+ım, çalışkan+sın, çalışkan+dır, çalışkan+ız, çalışkan+sınız, çalışkan+dırlar gibi. yukarıdaki örneklerde görüldüğü üzere, ek-fiilin şahıs teklik ve çokluk çekiminde eski bir tur- yardımcı fiilinin ekleşmesinden oluşan +dır bildirme eki kullanılmaktadır. ek-fiilin olumsuzu değil kelimesi ile kurulur: eski değildir, rahat değildirler (değillerdir). ek- fiilin hikaye, rivayet ve şart biçimleri şahıs ekleri ile genişletilmiş -dı/ -du, -mış/-muş, -sa ekleri ile kurulur: çalışkan-dım (<çalışkan i-dim), çalışkan değildim (<çalışkan değil i-dim); çalışkan-mışım (<çalışkan i-mişim) çalışkan değilsem (<çalışkan değil i-sem) vb. krş. bildirme ekleri. Cinsel ilişki. Koşaç. Bildirme eki. Ek-fiil. Haber edatı. Kopula. Bağ. Cinsel temas.
Communions : Katılma. Arkadaşlık. Paylaşma. Duygu ortaklığı. Cemaat. Birlik. Düşünce. Aynı düşüncede olma. Görüş birliği.
Confab : Konuşmak. Hoşbeş. Geyik muhabbeti. Sohbet etmek.
Banter : Takılmak (argo terim). Alay. Hafif konuşma. Takılmak. Dalga geçmek. Şaka yapmak. Laklak etmek. Şaka. Laklak. Takılma.
Claver : Dedikodu. (esas olarak iskoçça) sohbet. Boş aylak işi konuşma. Sohbet etmek. Muhabbet. Çene çalmak.
Colloquy : Resmi konuşma. Diyalog. Mükaleme. Çoğunlukla üniversitelerde bilim adamlarınca bir bildiri ya da bir tez üzerinde yapılan tartışma. üniversite ve yüksek okullarda bilimsel çalışmalara kılavuzluk etmek ya da yapılan çalışmaları değerlendirmek amacıyla düzenlenen seminer türünde toplantı. Bilimsel tartışma. Karşılıklı konuşma.
Commune : Konuşmak. Komünyon vermek. Halk. Hasbıhal etmek. Senli benli konuşmak (argo terim). Komünyon almak. Senli benli konuşmak. Söyleşmek. Avam.
Language : Dil. Dili. Lisan. Edebiyat. Mesleki dil. Konuşulur.
Communes : Halk. Komünyon vermek. Hasbıhal etmek. Senli benli konuşmak. Sohbet etmek. Senli benli konuşmak (argo terim). Söyleşmek. Komünyon almak. Avam.
Conversations synonyms : spoken communication, voice communication, oral communication, gossipmongering, schmoose, phatic communication, second hand speech, speech communication, rap session, phatic speech, chat, conversation, colloquial, discussion, disputations, communion, hearings, disputation, colloquium, coitus, chatted, exchange, dialogue, commerce, conference, carnal knowledge, schmooze, colloquiums, nooky, chitchat, telephone conversation, communed, nothings.
Conversations zıt anlamlı kelimeler, Conversations kelime anlamı
Formal : Muntazam. Şekle ait. Resmi. Şekli. Düzgün. Şekilsel. Samimiyetsiz. Geleneklere göre. Biçimsel. Kanuna göre.

Bu kısımda Conversations kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Conversations ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Conversations anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Conversations ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.