Pasterns türkçesi Pasterns nedir

Pasterns ingilizcede ne demek, Pasterns nerede nasıl kullanılır?

Pastern dermatitis : Bukağılık deri yangısı. Atlarda bukağılığın arka kısımları ve ökçe bölgesindeki derinin ikincil bakteriyel enfeksiyonu sonucu oluşan kızartı, seröz eksudasyon, kabuklanma, erozyon, ülser ve şiddetli ağrıyla belirgin irinli akut veya kronik deri yangısı, atların bukağılık dermatitisi, bıcılgan, çamur ateşi, yağlı ökçe, hlk. şikak. hastalığın nedenleri arasında birincil irritan temas dermatitis, kontakt aşırı duyarlılık, stafilokokal folfikülitis, dermatofilozis, dermatofitozis, korioptik uyuz, trombikulidiazis, at çiçeği, fotosensitizasyon, vaskülitis ve pemfigus foliaseus yer alır. ıslak, çamurlu veya sağlıksız ortamlarda bulundurulan atlarda duyarlılık daha fazladır.

Equine pastern dermatitis : Atların bukağılık dermatitisi. Bukağılık deri yangısı.

Half pastern : Atlarda bacaklardaki beyazlığın bukağılık çukurunun üzerine geçmesi. Alçak seki.

Pastern : Atın bileğinde bukağı takılan yer. Topuk kemiği. Bukağılık. Atın bileği.

Paster : Bir soyadı. Arkası zamklı kağıt. Zamklı kağıt.

Paste columns : Sütun yapıştır.

Paste from : Yapıştır. Dosyadan yapıştır.

 

Paste errors : Yapıştırma hataları.

Paste button image : Düğme resmini yapıştır. Düğme resmi yapıştır.

Paste command : Komut yapıştır.

İngilizce Pasterns Türkçe anlamı, Pasterns eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pasterns ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

One upmanship : Daha avantajlı olma durumu. Üstünlük sağlama çabası.

Slaveholding : Köle sahipliği.

Pluralism : Çokçuluk. Bir toplumsal yapıyı oluşturan eş ağırlıklı öğelerden her birinin yerine ve duruma göre öteki öğeleri ve tüm toplumsal yapıyı belirleyebileceği görüşü. Plüralizm. Pluralizm. Sosyoloji, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Çoğul olma. Çoğulculuk. Çoğulluk. Toplum yaşamında birbirine eşit ve birbirine indirgenemeyen birden çok ilkenin, alanın, gerçeklik biçiminin var olmasını savunan görüş. toplumbilimde: tarihin, olayların rastgele akışından başka birşey olmadığını, bu yüzden de toplumsal gelişimin nesnel yasalarının bulunup açıklanamıyacağını savunan tutum. Birden fazla makamı olma (din).

Cannibalism : Kendi türünü yeme. Kanibalizim. Kanatlıların değişik stres faktörlerine bağlı olarak tüy çekmesi, baş, boyun, ibik ve kloakayı gagalama alışkanlığı kazanması sonucu birbirlerini öldürmeleri biçiminde ortaya çıkan bir yetiştirme problemi, tüy çekme, tüy yeme, çakma, kanibalizim. Açlık ve besin yokluğu nedeninden daha çok büyüsel ve kuttörensel amaçlarla insan eti yeme. a. bk. akraba yamyamlığı, ölü yeme. Kanibalizm. Kannibalizm. Yamyamlık.

Symbolisation : Sembolleştirme. Simgeleme. Simgeleştirme. Sembolizasyon.

 

Quotation : Maliyet tahmini. Piyasa. Geçer değer. İktibas. Borsa kodu. Cari fiyat. Piyasa fiyatı. Alıntı. Alıntılama. Bir şirkete ait taşınır değerlerin borsada işlem görmesine izin verilmesi. belirli bir tarihte döviz veya taşınır değerler borsalarında aracıların belirleyerek ilan ettikleri döviz ya da taşınır değerin alış ve satış fiyatı.

Symbolization : Sembolleştirme. Bir şeyi simgeler aracılığıyla anlatma ya da gösterme. bir tutum, eylem ya da duyguya simge işlevinin verilmesi. Sembolizasyon. Simgeleştirme. Simgeleme.

Transvestism : Karşıt giysicilik. Karşı cins gibi giyinme ve davranma. Karşı cinse özenme. Transvestizm.

Usage : Görenek. İşlem. Adet. Alışkı. Uyulması için herhangi bir yaptırımı bulunmayan ya da yaptırımı çok yumuşak olan davranış örneği. Muamele. Bir şeyi görülegeldiği gibi yapma alışkanlığı. Kullanım şekli. Kullanış.

Pasterns synonyms : papism, occult arts, biologism, ornamentalism, systematism, pastern, careerism, ritual, modernism, habitude, heel bone, cooperation, custom, slavery, naturism, practice, lynch law, anklebones, occult, east, formalism, ritualism, calcaneum, callisthenics, fashion, peonage, usance, calcaneus, mistreatment, ankle bone, popery, symbolism, nonconformism.

Pasterns zıt anlamlı kelimeler, Pasterns kelime anlamı

West : Garba doğru. Batıya. Batısında. Batı. Batıdaki. Batıya doğru. Batı ülkeleri. Batıda. Garp.

Inactivity : Etkisizlik. Avarelik. Tesirsizlik. Hareketsizlik. Tembellik. Durgunluk. Üşengeçlik.