Pasture türkçesi Pasture nedir
- Çayır.
- Genelde düzlük arazilerde ve taban suyu yakın bulunduğu yerlerde kendiliğinden gelişen veya yetiştirilen, otları sık ve boylu yem bitkilerinden meydana gelen, bu nedenle biçilmeye uygun otlak arazi.
- Coğrafya, veterinerlik alanlarında kullanılır.
- Mera.
- Salmalık.
- Otlamak.
- Ot.
- Hayvanların otlamasına, sürülerin yaylacılık sırasında geçmelerine bırakılmış, üzerinde yetişen otların türü bölgenin yüksekliği ve doğal koşullarına bağlı olarak değişen topraklara verilen ad.
- Otarmak.
- Otlatmak.
- Otlak.
- Gütmek.
- Hayvanları otlatmaya elverişli, doğal veya yapay bir bitki örtüsü bulunan, otları seyrek ve kısa boylu, biçilmeye uygun olmayan engebeli arazi.
- Yaylak.
- Çayıra salmak.
- Yetiştiricilerin hayvanlarıyla birlikte yaz mevsimini geçirdikleri, hayvanlarını otlattıkları alan.
- Çayırda otlatmak.
Pasture ile ilgili cümleler
English: A cowboy is driving cattle to the pasture.
Turkish: Bir kovboy sığırları otlağa götürüyor.
English: A sheep dog drives the flock to the pasture.
Turkish: Bir koyun köpeği sürüyü çayıra sürer (götürür,yönlendirir).
English: Four horses roam the pasture.
Turkish: Dört at merayı dolaşıyor.
English: The pasture is full of weeds.
Turkish: Çayır yabani otlarla dolu.
English: That pasture is ten acres.
Turkish: O mera on dönümdür.
Pasture ingilizcede ne demek, Pasture nerede nasıl kullanılır?
Pasture allowance : Çayır ve meralarda her baş hayvan için ayrılan kuru madde üzerinden yeşil ot miktarı. Mera kapasitesi.
Pasture emphysema : Sonbaharda ikinci ürün olarak yetişen, l-triptofandan zengin yeşil ve gür otların bulunduğu meralarda otlatılan et tipi sığırlarda şiddetli solunum güçlüğü, akciğer hiperemisi, ödem, interstisyel amfizem, akciğer-kalp hastalığı ve mediyastinal lenf yumrularında konjesyon, ödem ve gaz kabarcıklarıyla belirgin, sporadik veya enzootik olarak görülen hastalık, atipik interstisyel pnömoni, mera amfizemi, sığırların akut akciğer amfizemi, sis humması, fog fever, ikinci ürün çayır hastalığı. Mera amfizemi. Çayır amfizemi.
Pasture farming : Mera tarımı.
Pasture feeding : Mera yemlemesi. Mera otlatması. Ek yem verilmeksizin hayvanların merada otlatılması.
Pasture grass : Mera bitkileri. Tabiatta kendiliğinden bir arada yetişen, biçilebilecek yüksekliğe ulaşamayan bitkilerden oluşan ve hayvanların otlatılmaları suretiyle değerlendirilen bitkiler topluluğu, mera bitkileri. Mera otu.
Annual pasture : Yıllık mera.
Farm pasture : Çiftlik merası.
Ground pasture grass : Öğütülmüş çayır. Çayır otunun tohum oluşturmadan önce biçilip kurutularak öğütülmüşü.
Brush pasture : Çalılık mera.
Pasture plants : Doğal veya yapay çayır alanlarında bir arada kendiliğinden yetişen veya kültürü yapılarak yetiştirilen, belirli bir gelişme çağına ve/veya yüksekliğe ulaştıklarında biçilerek taze durumda, silajı yapılarak veya kurutularak hayvanlara yedirilen bitki karışımı. Mera bitkileri. Çayır otları.
İngilizce Pasture Türkçe anlamı, Pasture eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Pasture ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Grazing : Hayvan otlatma. Otlama zooplanktonun fitoplankton üzerinden beslenmesi. Otlama. Küçük hayvanların büyük hayvanlar tarafından yenmesi. Otlatma. Merada hayvanların yayılması suretiyle yemlenmeleri. Grazing.
Harboring : Sığınmak. Demir atmak. Barınma. Barınmak. Yataklık. Beslemek. Barındırmak.
Herd : Sürü. Topluluk. Sürüyü gütmek. Sürü halinde gitmek. Ayaktakımı. Genellikle sığır ve koyun gibi bazı türlerin topluluk adı. Sürmek. Eşlik etmek.
Commons : Paylaşılan yiyecekler. Halk tabakası. Avam kamarası. Avam. Ortak alan. Kafeterya. Yemek salonunda verilen yemek. Meydan. Çevre. Avam üyeleri.
Eatage : Hayvanların otlandıkları çayır.
Grassing : Vurmak (kuş). Yere sermek. Ot yemek. Ele vermek. Çimen. Vurmak kuş. Çimlere yaymak. Çim.
Harbours : Limanlar. Beslemek. Barındırmak. Barınmak. Sığınmak. Demir atmak.
Cherish : Sevmek. Değerli tutmak. Aziz tutmak. Bağrına basmak. Beslemek. Hatırasında yaşatmak. Sevgiyle anmak. Sevgi ile muamele etmek. Yaşatmak (kalbinde).
Country : Arazi. Halk. Ulus. Kırsal. İl. Ülke. Memleket. Taşraya özgü. Taşraya ait. Millet.
Harbor : Liman. Barındırmak (gemi vb). Barınak. Yataklık etmek. Limanda demirlemek. Gemilerin barındıkları, yolcu ve yük alıp boşalttıkları yer. Beslemek. Bkz.harbour. Sığınmak.
Pasture synonyms : cow pasture, herbaceous, leas, cadger, be out at grass, ley, browses, cherishing, harboured, grazings, pastures, crop, herded, graze, cattle ranch, browsed, cadgers, common land, fielded, herbages, grass, hayfields, hayed, grazing land, lea, pastured, bun, fodder, harbour, fening, depasture, brood over, grassland.
Pasture zıt anlamlı kelimeler, Pasture kelime anlamı
Urban area : Kentsel alan. Mücavir alan. Genellikle bir kent yönetimi biriminin sınırları içinde kalmakla birlikte, kimi kez ondan daha geniş olan ve kırsal niteliğini yitirmiş ya da yitirmek üzere bulunan yörekentleri de kapsayan alan.
Starve : Aç olmak. Kurt gibi acıkmak. Çok acıkmak. Mahrum etmek. Acından ölmek. Sefalet çekmek. Açlıktan kıvranmak. Açlıktan öldürmek. Midesi kazınmak. Aç bırakmak.
Pasture ingilizce tanımı, definition of Pasture
Pasture kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To supply grass as food for. Nourishment. To feed, esp. to feed on growing grass. To feed on growing grass. The land will pasture forty cows. As, the farmer pastures fifty oxen. Food. To graze.

Bu kısımda Pasture kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Pasture ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Pasture anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Pasture ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.