Harboring türkçesi Harboring nedir

Harboring ingilizcede ne demek, Harboring nerede nasıl kullanılır?

Harbor dues : Liman ücreti. Liman vergileri. Liman resmi. Gemilerin limanda durmak, demirlemek için ödedikleri para. Liman vergisi.

Harbor entrance : Liman girişi.

Harbor master : Liman başkanı. Liman müdürü. Liman amiri. Liman sorumlusu. Liman reisi.

Harbor pilot : Kılavuz kaptan.

Harbor porpoise : Domuz balığı. Balinalar (cetacea) takımından, atlas okyanusu'nun kuzey bölgesinde yaygın olan, sırt yüzgeçleri üçgen şeklinde ve balıklarla beslenen bir tür. mutur.

Harbored illusions : Yanlış izlenimler beslemek. Yanılgı beslemek.

Harborage : Demirleme yeri. Korunan yer. Barınacak yer. Gemiler için barınak. Liman resmi. Barınak. Sığınak. Melce. Liman vergisi.

Harbor : Bkz.harbour. Barınmak. Barındırmak. Liman. Limanda demirlemek. Demir atmak. Gemilerin barındıkları, yolcu ve yük alıp boşalttıkları yer. Barınak. Barındırmak (gemi vb).

Harbor suspicions : Aklında şüpheli düşünceler beslemek. Şüphe beslemek.

Natural harbor : Doğal liman. Geminin doğal limanı.

İngilizce Harboring Türkçe anlamı, Harboring eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Harboring ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Anchoring : Bağlama. Sağlama bağlamak. Açık oturum yönetmek. Sunuculuk yapmak. Demirlemek. Tutturmak. Tespit. Saplamak. Ankre etmek.

Drives : Önüne katmak. Çalıştırmak. Kovalamak. Hareket ettirmek. Kullanmak. Sürmek. Zorlamak. Çakmak. Acele etmek.

Bear : (birine bir duygu) beslemek. Uymak. Uygun olmak. Dişini sıkmak. Üzerinde bulunmak. Duymak (sevgi). Bulundurmak. Getirmek. Sineye çekmek. Spekülasyon yapmak.

Crouch down : Çömmek. Sinmek. Çömelmek.

Tabernacle : Tapmak. Tapınak. Ruhun geçici olarak kaldığı beden. Muhafaza. Beden. Sinagog. Mormon tapınağı. Seyyar yahudi tapınağı. Çadır.

Put over : Başarı ile yapmak. Demirlemek. Ötelemek. Tutulmasını sağlamak. Yutturmak. Kandırmak.

Torturous : Acı veren. İşkencenin. Acı çektiren. Eziyet eden.

Bedstead : Karyola.

Fall back upon a thing : Güvenmek.

Have recourse to : Yardım dilemek. Müracaat etmek. Başvurmak. Çare ummak.

Harboring synonyms : torturesome, busy, hold, cherish, toiling, cherishing, alcoves, abetting, settle down, drive, quarterings, herding, moored, harboured, drag the anchor, drop anchor, defected, host, fodder, harbours, held, alcove, drudging, labouring, harbour, agonizing, bred, accommodate, agonising, cherishes, harbor, feeds, take shelter in.

Harboring zıt anlamlı kelimeler, Harboring kelime anlamı

Idle : Avarelik etmek. Gereksiz. Çalışmayan. Boşa geçen. Rölantide çalışmak. Boş gezmek. Boşta. Tembel. İşlemeyen. Yersiz.

Painless : Ağrısız. Istırap vermeme. Sancısız. Istırap vermeyen. Acısız. Zahmetsiz. Meşakkatsiz.